Serkan Sorguç

Size Özel Seanslarla Kendinizi Keşfedin…


Yorum bırakın

Seni sevmeme izin ver…

image“Anneciğim / Babacığım / Eşim, seni çok özledim. Her neredeysen mutlu ol, her ne yapıyorsan iyi ol. Çünkü ben de mutlu olmayı seçiyorum. Sen, bana hep güvendiğin için, ben, her ne yaparsam yapayım, benim hep arkamda durduğun için, yeri geldiğinde, ‘karışmayın çocuğa ‘ dedğin için sana çok teşekkür ederim. Bugüne kadar, gururumdan, sonra söylerim dememden, seni ne kadar çok sevdiğimi hiç söyleyemedim. Sana veda edemedim. Bu fırsatla söylüyorum. Seni çok seviyorum ve sana veda ediyorum.
Şu an ve şimdi, yarım kalan, arada kalan, arafta kalan, tutunup bırakmadığım tüm enerjileri, sonlandırıyorum. Seni ve kendimi artık serbest bırakıyorum. Her neredeysen mutlu ol. Her ne yapıyorsan iyi ol. Çünkü ben de artık mutlu olmayı seçiyorum. Seni, cennetin en güzel yerlerine, nurlar içinde ışıklar içinde uğurluyorum. Bugüne kadar olduğun gibi, bugünden sonrada, beni, kardeşimi, babamı/annemi, çocuğumu, sevdiklerimi ve sevdiklerini, uğursuzluklardan kötülüklerden koruyup kolla. Cenentin en güzel yerlernde ol. Nurlar içinde ışıklar içinde ol. İyi ki annemsin/babamsın ve iyi ki varsın. Bu evrende her şey enerji. Hiç bir enerji yok olmaz ve her enerji sonsuza kadar o ya da bu formatta yaşar. Seni çok seviyorum. Bu dünyaya bin defa daha gelsem her seferinde seni, annem / babam / eşim olarak seçerdim. İyi ki varsın. İyi ki en değerli parçamsın.”
Bir insan ne zaman anne yada baba olurmuş? Annesini veya babasını veya eşini kaybettiği zaman olurmuş. İşte o an zaman durur ve o yıla kadar, her ne yaşta olursa olsun, içindeki o her zaman sesini duyduğun çocuk, bir anda yok olur, sessizleşir, sakinleşir ve reşit olurmuş. İşte o an, kaybetme korkusu başlarmış. İşte o an, ‘ ya bana birşey olursa çocuğum/çocuklarım/ sevdiklerim, bensiz ne yapar’ korkusu başlarmış. Acaba başkaları benim ona gösterdiğim değer kadar, “bana veya geride bıraktıklarıma ehemmiyet gösterir mi? ” duygusu başlarmış. Kaybetme korkusu bu dünyadaki en güçlü korkulardan biridir. Bir kere saplandın ise, o düştüğün bataklıktan, seni sadece sen kurtarabilirsin. Seni sadece Annenden, Babandan, Eşinden aldığın hayır duaları, bu korkudan ve içine düştüğün bu açmazdan kurtarabilir. Bu durumdan kurtulmanın ikinci bir yolu vardır. Sen, artık yaşadığın durumu kabule geçer ve İyi bir insan olduğunu anlar, zaman, kültür, aile tebiyesi, saygı ve sevginin senin atalarından sana, tam ve eksiksiz olarak aktarıldığını hissedersen, işte o an tekamül edersin. O zaman etrafında, ailende, iş yerinde her nerede olursan ol parlamaya başlarsın. Tekamül edememiş ruhlar, kendi ile barışamamış insanlar, patinaj çekmeye devam ederken, sen, kendinle barışmanın avantajlarını yaşarsın.
Okumaya devam et


Yorum bırakın

İnsan Kendini Ne Zaman Yorgun Hisseder?

imageİnsan kendini ne zaman yorgun hisseder?
Yaptığı işi sevmiyorsa yorgun hisseder.
Aklında başka hayaller varsa yorgun hisseder.
Yaptığı şeyin kendine ve sevdiklerine faydası yoksa yorgun hisseder.
Mecbur olduğu için yapıyorsa yorgun hisseder.
Katlanacak tahammülü kalmamışsa yorgun hisseder.
Hasta ise başedecek güçü kalmamışsa yorgun hisseder.
Amacı yoksa yorgun hisseder.
Çıktığı o seviyeye daha hazır değilse yorgun hisseder.
Sevgisiz kalmışsa yorgun hisseder.
Fedakarlık yapıp karşılığında sevgi veya küçük bir teşekkür alamamışsa, yorgun hisseder.
Her ne için olursa olsun insan kendini değerli hissetmiyorsa yorgun hisseder.
” Ben önce kendim sonra sevdiklerim için çalışıyorum. Çalıştıkça keyif alıyorum ve kendimi değerli hissediyorum. Ben önce kendim için sonra sevdiklerim için değerliyim. Ben işimi iyi biliyorum ve yaptığım her işte başarılıyım. Aldığım stratejik kararlar, hem kendim için hem de işim için, hep doğru çıkıyor ve hep işe yarıyor. Hayatım için en doğru kararları sadece ben veririm. Verdiğim her Okumaya devam et


Yorum bırakın

Seçimlerini Yaşa

imageLimandan ayrılma vakti gelip de demir almaya hazırlıklar başladığında, senin için tahmin edemediğin sonunu bilemediğin yolculuğa start vermek için artık tüm koşullar oluşmuştur. Limanda, hazır olarak kullandığın elektrik, marketten alışveriş, kitapçı, kuaför, restaurant imkanları sen yola çıktığında artık yanı başında veya elinin altında olmayabilir. Limandaki sakin ve dalgasız su, yerini belki de bir saat sonra çılgın dalgalara ve sert esen rüzgarlara bırakaçak, belkide keyifle güzel bir rüzgarda huzurla yol alacaksın. Önüne ne çıkacağını daha önceden bilme şansın olmadığından sadece öngörüler veya tahminler ile bu yolculuğa karar verirsin.
Karar vermek ona ulaşmak yolunda en önemli adımdır. İkinci adım ise attığın o adımın arkasında durup tekne hangi koşulda seyir ederse etsin Okumaya devam et


Yorum bırakın

Düştükten Sonra Ayağa Kalkmak

imageHayatta en büyük erdemlerden biri, nerede, ne zaman veya nasıla bağlı kalmadan, başına ne gelirse gelsin, düştüğünde, buna gülerek ayağa kalkabilmektir. Bir İngiliz atasözü ” nasıl düştüğün önemli değildir. Önemli olan ne kadar çabuk ayağa kalkabildiğindir” der.
Bazen adı ister nazar olsun, ister şanssızlık, ister dikkatsizlik, isterse kullandığın araçların yetersizliği, adı ne olursa olsun, o an bir şekilde seni yere vuran her ne ise, aslında seni test etmekte ve gerçek potansiyeline ulaşmanı engellemek için, tam depar atacağın noktada ayağına bir çelme takmaktadır. Senin gerçek potansiyelin aslında bu etabın çok daha iyilerini yapabilecek seviyededir.
Düştüğün şekil, konum ya da durum sana acı verse Okumaya devam et


Yorum bırakın

image

 

 

 

 

 

 

Bugün ‘kendin için ne istiyorsun?’ sorusuna bir tane cevap ara. Başarı mı, huzur mu, sağlık mı, aşk mı, para mı?…. Bir tane cevap bul kendine. Bulduğun cevap her ne ise, seni mutlu eden şeyin hangi koşulların içinde olduğunu bul. Başarı ise seni ne başarılı hissettirir? Huzursa seni hangi ortam huzurlu yapar? Aşk ise ne tür bir aşk yaşamak istiyorsun? Detaylandır zihninde ve gözlerini kapatıp, burnundan derin nefesler alarak beş dakika yaşa o isteğini. Kendine ulaşma noktası belirle. O hayali hedef yap. Birşeye ulaşmak için onun nasıl bir his olduğunu, neye benzediğini önce hissetmen lazım. Hayatında hiç süt görmemişsen, süt ne renktir desem, verilecek hiçbir cevabın olamaz. O yüzden neye ulaşmak istiyorsan bir şekilde onu Okumaya devam et


Yorum bırakın

Günün Olumlaması

imageGünümüzde teknoloji bizleri hep yazarak iletişimde kalmaya zorlamaktadır. Bunun sebebi ister vakit kaybı, ister daha çok kişiyle paylaşımda bulunabilmek olsun, kendini konuşarak ifade etmenin gücünü zayıflatmıştır. Size yazılan birşeye aslında yazarak cevap verdiğinizde dikkat edin daha sert olmaya daha Ben ağırlıklı olmaya başlıyorsunuz. Aslında bir dinleseniz o kişinin sizle paylaşmak istediği o kadar çok şey var ki! Yazarak sadece özetlemiş oluyor. Bu özet de kendi ifade ettiklerini yansıtmayabiliyor. Boğaz çakranızı hep aktif tutun. Kendinizi ve duygularınızı hissettiğiniz ve düşündüğünüz gibi ifade edin. Unutmayın insanda , ağız, dil ve dudaklar kalp ile beyinin ortasındadır. İkisinin de sesi olabilmek için, denge kurabilmek için ortadadır. Dinleyin, düşünün, nefes alın ve öyle cevap verin.
Günün Olumlaması: ” Bugün ve bundan sonra, bana söylenenleri duymaya ve doğru anlamaya niyet ediyorum. Ben kendimin farkına varmayı ve kalbimin sesine hoparlör olmayı seçiyorum. Ben kendimi, kendime çok güzel ifade edebiliyorum. Bu özelliğimi artık etrafımdakilerle paylaşma zamanım geldi. Kalbimle hissettiğimi, aklımla düşündüğümü, karşımdakine hissettiğim ve düşündüğüm gibi aktarabilmemi engelleyen tüm blokajları şu anda Okumaya devam et


Yorum bırakın

Refleksoloji

image

Kökeni uzak doğu’ya uzanan Refleksoloji, vücuttaki gerilimi almak ve nörolojik hastalıklarda destek tedavi sağlamak amacıyla, ayaklardaki belirli noktalara uygulanan bir masaj tekniğidir.

Yaklaşık 5 bin yıllık geçmişi olduğu bilinen refreksolojinin ilk uygulama yeri Çin olarak bildiriliyor. Günümüzde tamamlayıcı tıp kategorisinde yer alan Refleksoloji, bedendeki serbest enerji akışını sağlamak amacıyla kullanılan etkili ve zararsız bir yöntem olarak kabul ediliyor.

Nasıl Uygulanır?
Ayak tabanındaki refleks noktalarına, el ve parmak teknikleriyle ya da ahşap bir çubukla basınç yaparak uygulanıyor. Uygulama sırasında kişi rahatça masaj yatağına uzanıyor. Ayağın refleks noktalarına parmak ya da özel taşlarla basınç uygulanıyor. Kişinin vücudundaki sorunlu bölgeyle ilgili noktaya basınç uygulandığında bir miktar acı hissetmesi doğal karşılanır. Seans boyunca ayaktaki tüm refleks noktaları el hareketleriyle tek tek uyarılıyor. Ayaklar ve bilekler içinde biriktirdiği stres ve blokajlarından kurtulduktan sonra rahatlıyor ve kendini bırakıyor. Bu yapılan kişide müthiş bir gevşeme rahatlama ve hatta uyku hali getiriyor. Çin öğretilerine göre, bütün sinirler ve enerji akışının tetik noktaları, ellerden, ayaklardan, popo bölgesinden ve kulaklardan geçer. Herhangi bir enerji akışındaki tıkanıklık bu noktalarda birikir. Birikim noktalarının açılması enerji akışını arttırır ve blokajlardan kurtarır.

Refleksolojinin ardından rahatlatıcı kafa masajı yapılır. Uygulama yaklaşı 1saat 15 dakika civarındadır.
Yararları Nelerdir?
Öncelikle uygulama sonunda tüm bedeninize masaj yapılmış gibi rahatlama hissediyorsunuz. Sinir sisteminiz rahatlıyor, kan dolaşımınız hızlanıyor ve derin dinlenme sağlanıyor. Ayrıca uyku kalitesini artırma, enerji akışını dengeleme, bağışıklık sistemini güçlendirme, vücudu toksinlerden arındırma gibi daha bir çok yararları bulunuyor.
Hangi hastalıklarda uygulanabilir?
Beden fonksiyonlarını normalleştirmeye bağlı olarak birçok hastalıkta büyük ilerleme sağlıyor. Başta stres ve anksiyete bozuklukları olmak üzere, panik atak, depresyon, uykusuzluk, bel – boyun fıtığı, otizm, felç, migren, hormon sorunları, romatizma, astım, hazımsızlık, regl ağrıları(Amerika;da yapılan bilimsel bir araştırmaya göre Refleksoloji’nin, Regl öncesi gerginliği % 45 oranında azalttığı kanıtlanmıştır.) gibi pek çok hastalıkta destek tedavi olarak kullanılıyor.


Yorum bırakın

imageHayatınızda herşey yolunda giderken, arkadaşlarınızla, sevgilinizle, çocuğunuzla olan güzel ilişkileriniz saçma bir sebepten beklenmedik bir şekilde gerildi ise, bir anda aksilikler ardı ardına gelmeye başladıysa o an kendi elinizdeki kumandanın bekleme tuşuna basın ve ne oldu diye kendinizi sorgulayın. Bir kaç saat önce facebooka ya da instagrama eşinizin, çocuğunuzun, sevgilinizin arkadaşınızın resmini mi koydunuz, ya da yemek masasında bir resim mi? Sosyal medyada neyi paylaştığınıza dikkat edin. Eğer anlamsız bir aksilik silsilesi yaşıyorsanız nazar enerjisi kapınızı çalmış ve içeri girmiştir. Bunu farkettiğinizde enerji temizliği yapmayı biliyorsanız hemen kendinizi temizleyin. Bilmiyorsanız eski bir tavada, aleminyum folyoda ya da güveç tabağında taze adaçayını çakmakla yakın ve dumanını bulunduğunuz yer neresiyse evde yada ofiste dolaştırın. Üç dakika kadar sonra camları açın havalandırın. Bu bulunduğunu ortamı ve sizi enerjisel olarak nazardan dezenfekte eder. Ametist veya akik taşı takmak da bu tür enerjilere karşı da korunma kalkanına sahip olmanıza yardımcı olur.
Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi


Yorum bırakın

Kendine Güven…

image

 

 

 

 

Bir insana tamamen güvendiğinde karşına iki sonuçtan birisi çıkar. Ya o kişi senin hayatın boyunca en iyi dostlarından biri olur, ya da hayatının boyunca unutmayacağın bir ders olur.
Bu ikilemi aşmanın en kolay yolu, kendine güvenmektir. Kendini farkedersen, aslında etrafında olan olaylardan bir an kendini soyutlayarak, elindeki imkanların aslında seni daha ileriye taşıyacak büyük fırsatları sana sunduğunun farkına varırsan, seninle hayallerinin arasında hiçbir engel kalmaz. O hayalleri kurduran aslında senin ruhun. Ruhun sana devamlı neler yapabileceğini nerelere Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kendine 7 dakika ver…

imageAz önce yaşadığın olay her ne ise bununla ilgili hemen hamle yapma, hemen gardını yükseltip savaşçı moduna kendini sokma. Bu mod beyni beta frekansına sokar. Beta frekansı bir kaplanın avlanma içgüdüsü veya tehdit olgusunu hissettiğiniz andaki beynin kendini soktuğu frekanstır. Bu frekans ancak ve ancak survival dediğimiz yaşam – kalım durumunda işe yarar ve seni içine düştüğün durum ne ise diğer bütün şalterleri kapatarak bütün gücü hayatta kalmaya aktarır. Bu ruh hali, tıpkı dümeni kilitlenen bir geminin kayaya çarpmamak için sağ motor tam yol ileri sol motor tam yol geri yaparak motor manevrasıyla kendini kurtarmaya çalışmasına benzer. O an başka hiçbirşeyin değeri yoktur, hiçbir şey önemli değildir gözünüz aklınız vücudunuz sadece saldırmaya veya tüm gücünüz ile savunmaya programlanmıştır. Beta frekansı, günlük hayatta yukarıda bahsettiğim durum haricinde kullanıldığında size beraberinde hayal kırıklığı, kalp kırıklığı, pişmanlık yalnızlık ve ayrılık getirir. Kendinizi anlaşılamıyor, dinlenmiyor ve kaale alınmıyor hissedersiniz.
Her ne olursa olsun kendinize reaksiyon göstermeden önce 7 dakikalık bir süre verin. Cevap vermeyin, mümkünse ayrı bir odaya gidin ya da dışarı çıkın. Farkında olmadan ağızdan aldığınız nefesi burnunuzdan almaya başlayın. Bu 7 dakika sizin için çok önemlidir. Çünkü dışarıdan gelen bir negatif enerjin en güçlü olduğu yaşam ve etki aralığı yaklaşık 4 dakikadır. Hangi konu olursa olsun öfkenin yaşam süresi de 6 dakika civarındadır. 7-8 dakikalık süre, sizi beta frekansına girerek, günlük Okumaya devam et