“Bir bakışın kudreti bin lisanda yoktur. Bir bakış, bazen şifa bazen zehirli oktur.
Bir bakış, bir aşığa neler neler anlatır.
Bir bakış, bir aşığı saatlerce ağlatır.
Bir bakış, bir aşığı aşkından emin eder Sevişenler daima gözlerle yemin eder. (V.Hugo)”
Verdiğin kararın attığın adımın doğru mu yanlış mı, aklınla mı, kalbinle mi verdiğini öğrenmek istiyorsan git aynadaki gözlerine derin derin bak. O sana hemen cevabı verecektir. Donuk, sönük, mat, buğulu ve fer-i gitmiş gözler sana cevabın büyük ihtimal ile hayır olduğunu, tekamül yolculuğunda daha çok yolun olduğunu göstercektir.
Işıl ışıl parlıyorsa, enerji akışının yerinde olduğunu, güzel bir haber aldığını veya almak üzere olduğunu, kendinle barışmış ve dengede olduğunu, mutluluğu ve bolluk bereketi kendine çağırabilme frekansında olduğunu, sevdiğini ve hatta belki de aşık olduğunu gösterir.
Işıl ışıl gözler, kalbin projektörünün devrede olduğunu sana belli eder.
Her sabah gözlerinizin içine bir dakika bakın ve durmadan “seni seviyorum ve iyi ki varsın deyin”
Gözler vasıtasıyla kalbinize her sabah ilettiğiniz mesajın gerçek içeriği “seni sadece madde bedende değil, mana bedende de görebiliyorum. Ruhumun güzelliğinin farkındayım ve teşekkür ederim” demektir. Ruhunuzu hissetmek beden ve ruh bütünlüğünüzü güçlendirir. Sadece bu boyutta değil başka boyutlardaki etkileşiminizi arttırır. Sizi güçlü ve mutlu yapar. Kalbinizle konuşmaktan imtina etmeyin. Önce kendinizi sevin. Sevgi eken aşk biçer. Kendi değerinizi önce siz aynada görün ki etrafınızdaki herkes bu değerin farkına varsın. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com


Her kime, ne söz vermiş isen, bu söz senin özgürlüğünü kısıtlıyor ise, bir süre sonra üzerinde bir yük küfesi haline gelir. Ağırlaşır, omuzların öne düşer ve uykusuzluk başlar. Her gün, kendi rızanla, yapmayı çok istediğin, sana nefes aldıracak ve iyi gelecek şeyleri yapamamak, sende öfke ve hırsa sebep olur. Yapanlara bakarsın imrenirsin. Kendine bakarsın üzülürsün. Kendine bir yaşam koridoru aç. Motor kullanmayı çok mu seviyorsun, evlendikten sonra eşin kendi kaybetme korkusundan dolayı seni bundan kısıtladı mı? Eşinle tekrar konuş durumu izzah et. Dalgıçlığın var da arkadaşların giderken sen her hangi bir sebepten veya sevgilinin aynı zaman diliminde çalışmak zorunda olduğundan o dalışa gidemiyor musun? Sevgiline ondan izin almak zorunda olmadığını ama onun da rızasıyla gönül rahatlığı ile gitmek istediğini söyle.
Yaş ilerledikçe, kendini işte, evde devamlı çalışma halinde bulur insan. Eve gelir, tam ayağını uzatıp televizyonda sevdiği filmi izlemek ister, olmadık birşey arıza yapar. Hayda nereden çıktı bu, dersin. Tam taksitleri bitirmişsin, nefes alacaksındır sana yeni bir ödeme kapısı açılıverir önüne. Kendin için harcama yapabilmeye hiç sıra gelmez. Kendine vakit yaratabilmen zorlaşır. Zorlaşır ama imkansız değildir. Bütün olay bir an durup çevrendeki işaretleri okuyup, ben kendime vakit ayırıyorum arkadaş diyebilmektir. İşte o zaman içindeki cesur yürek nefes almaya başlar. Uzun bir aradan sonra gelen ilk adım, hep acemiliktir. Tıpkı yeniden bisiklete binmeye çalışmak, yeniden suya dalmak için ekipmanlarını takmak ve yeniden spora başladığında ertesi gün yaşayacağın hamlık ağrılarını hatırlamak gibi, hep acemilik çekersin. O an vazgeçme sakın. Sana neden bu kadar kendini ilk günden zorladın diyenlere, söyleyecek bir cevabın olsun.
Bu hayatı sen, sevgilinin talimatları veya kıskançlıklarına göre mi şekillendiriyorsun? Neden? Gözün dışarda mı? Yooo… Güvenilmez biri misin? Yooo… Kıskanılmak hoşuna mı gidiyor? Belki evet. Kıskanılmak, sevdiğinin sana değer verdiği anlamına mı geliyor? Bu en büyük hayır. Bu hayat senin. Bu beden senin. Daha önemlisi, bu ruh senin. Eğer ki senin yanında, sana güvenen, kendine güvenen, ona ait olduğunu, onun da senin olduğunu bilen bir hayat arkadaşın, sevgilin ya da eşin varsa; onu ister Osmanlıların yaptığı gibi anlından öp, istersen de kalbinden geçtiği gibi ona sevgini ona sarılarak belirt. Ama yap. Gururundan, sonra söylerim demenden, geciktirdiğin, her sevgi, sonrasında sana pişmanlık getirme potansiyelini taşır. Eğer senin, bazen yanında, bazen de arkanda duran, o kişi koşulsuzca seni seviyor ise ve sana şefkat ile bakıyor ise, bu kişi her kim ise hiç durma ona ” Seni Seviyorum” de.
Hayatın akışı içinde gerek iş hayatında, gerek arkadaş çevrende gerekse bir seyahatte, tanışacağın, etkileşimde bulunacağın bir sürü insan olacaktır. Bunların bazıları iyi insan olup sana mutluluk vercekler. Seni güçlendirip sevgi enerjisi frekansında tutacaklar. Bazıları kendini iyi kamufle ederek, bir süre sana kendini senin görmek istediğin insanmış gibi gösterecek. Oya işler gibi ince ince kendi planını, asıl isteğini sana işleyecek. Bir bakacaksın ki uzun süredir kandırılmışsın, bir tiyatro oyunun içinde maduru oynamaya başlamışsın. Perde kapanıp oyun bittiğinde sana iyi gelen, seni dinleyen, kendi gibi olan ve kendiyle barışık insanlar seni yüceltecektir. Seninle aynı sahnede oynayan diğerleri de sana tecrübe kazandıracaktır. Bir Fransız atasözü tecrübeyi ‘ hayatta yediğin kazıkların toplamıdır’ diye tanımlar. Evet her ne yaşadıysan yaşadın artık kafandaki mücadeleye bir dur de. Tecrübe kazandın.
Kararsızlığına artık yeter demenin vakti gelmedi mi? Tatilde yapmak istediğin şeye hala karar veremedin mi? Artık hayal etmek istediklerine izin vermenin vakti gelmedi mi?
Bugün ve her zaman iyi insan olduğun için teşekkür ederim…
Bugün sadece kendine güvenmeni istiyorum.