Bazı insanlar kaderlerinin onları sınırladığını düşünür.
Oysa çoğu zaman bizi sınırlayan kader değil, yıllardır içinde yaşamayı seçtiğimiz görünmez çemberlerdir.
Bu çember bazen korkularımızdır… Bazen geçmişten taşıdığımız kırgınlıklar… Bazen de güvenli olduğunu sandığımız konfor alanımız…
Ve ilginç olan şudur;
İnsan en çok da kendine çizdiği sınırların mahkûmu olur.
Evren sürekli değişirken, mevsimler dönüşürken, denizler her gün farklı bir dalga yaratırken, aynı kalan tek şey bizim değişime gösterdiğimiz direnç olabilir.
Gerçek dönüşüm dış dünyada başlamaz.
Önce zihinde başlar.
Sonra kalpte kök salar.
Ardından hayatın her alanına yayılır.
Bu yüzden zaman zaman durup kendimize dürüstçe bakmamız gerekir.
Güçlü yanlarımız neler?
Hangi korkularımız bizi geride tutuyor?
Hangi düşünceler artık ruhumuza hizmet etmiyor?
Ve hangi alışkanlıklarımız bizi yıllardır aynı yerde tutuyor?
Birçok insan ekonomik zorluk yaşadığında ilk olarak kendisinden vazgeçer.
Sporu bırakır… Kişisel gelişimini erteler… Kendine ayırdığı zamanı azaltır… Ruhunu besleyen şeyleri lüks olarak görmeye başlar…
Oysa bunlar harcama değil, insanın kendisine verdiği değerin yansımalarıdır.
Çünkü insan önce kendine yatırım yaptığında hayat da ona yeni kapılar açmaya başlar.
Bu hafta sonu kendine sessiz bir alan yarat.
Telefonunu bir kenara bırak.
Derin bir nefes al.
Ve sadece şu iki soruyu sor:
“Ben gerçekten ne istiyorum?”
ve
“Beni hayatımın bir sonraki seviyesine geçmekten alıkoyan şey ne?”
Belki de aradığın cevap dışarıda değil…
Uzun zamandır seni bekleyen kendi ruhunun içinde saklıdır.
Olumlama:
“Değişime güveniyorum. Bana hizmet etmeyen tüm kalıpları sevgiyle bırakıyorum. Ruhumun rehberliğini kabul ediyor, bolluk, bereket, sevgi ve huzurun hayatıma kolaylıkla akmasına izin veriyorum. Her geçen gün öz benliğime biraz daha yaklaşıyorum.”
Sevgiler Serkan Sorguç
.
.
#Meditasyon
#ÇakraDengeleme
#kişiselgelişim
#olumlama
#değişim
