Yoksulluk ve parasızlık korkusu;
. Öngörebilme ve mukayese edebilme yeteneğini felç eder,
. Hayal gücünü zedeler ve hayallere ulaşmanım önüne set çeker,
. Seni her yönden yavaşlatır ve hep bir ayağını frende tutar,
. Aşkı öldürür sevgide hep şüphe duydurur,
. Birçok şekilde ve biçimde aksiliklerin ve olumsuz olayların sana gelmesine davetiye çıkartır.
. Seni mutsuzluğa sürükler.
Bu korkuyu yenmenin en önemli yolu önce bu korkuyu kabule geçmek, yani sende böyle bir korku enerjisinin var olduğunu tespit etmektir. Sonra bu enerjiyi kalbinden, kendinle başbaşa kaldığın bir ortamda, iptal ederek evrene veya kaynağına iade etmektir. Kendinin ve ruhunun değerli olduğunu Okumaya devam et
Category Archives: KALEMİMDEN
Evet Kendi İçine Yolculuğun Şimdi Tam Zamanı
Güzel bir tatilin ardından yaşamın günlük koşuşturmasına kaldığınız yerden başlamak ne kadar güç gözükse de bu sürede kendinize, ruhunuza ve bedeninize yenilenme fırsatı verdiğiniz için aslında gücünüze güç katmış oldunuz. Mavi sulara derin derin bakarak hayaller kurdunuz, tuzlu suyla negatif enerjilerinizden arındınız. Bu yakaladığınız ivmeyi biraz azalarakta olsa, rutin hayatınıza çekebilmeyi başarabilirseniz, size sıradan, sıkıcı, monoton gelen günlük işlerinize bir renk gelmiş olur. Kendinize ayırdığınız kaliteli vakit, tatilde nasıl işe yaramışsa, şimdi de yarayacaktır. Günde 10 dakika sadece kendinize vakit ayırın. İster sabah, ister öğlen isterse gece herkes yattıktan sonra tek başınıza kalacağınız bir odaya geçin. Eller ve ayaklar çapraz olmayacak şekide oturun veya uzanın. Tepe çakranıza (7. Çakra bıngıldağın olduğu yer) ve üçüncü göz çakranıza (6. Çakra iki kaşın ortasından iki parmak yukarıda) burnunuzdan karnınıza doğru derin nefes alın ve ağzınızdan verin. Her bir çakrada 5er veya 7 şer nefes alın verin. Diğer 5 çakra içinse aynı şekilde burundan nefes alıp ağzınızdan verin. İlk çakrada kaç tekrar yaptıysanız diğer çakralarda da o kadar tekrar yapın 5 veya 7 şer defa. Ve gözler kapalıyken kendinizi bembeyaz bir kumsalda güzel bir iskelede harika bir tekneye binerken hayal edin. O güzel tekneye binin denize açılın. Bırakın her seferinde o tekne sizi başka diyarlara götürsün. Her seferinde bindiğiniz tekne bir öncekinden farklı olabilir olaylar etraf zaman dilimi ve hatta sizin görüntünüz her seferinde farklı olabilir sadece tüm kontrolcülüklerinizi 10 dakika bırakın. Bu 10 dakika ruhunuz için 10 saatlik bir şifa olacaktır. Herşey bittiğinde bindiğiniz limana geri dönün ve sahip olduğunuz herşey için, aileniz için dostlarınız işin sevgiliniz için bu güzel beden ve harika ruh için şükredin. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi
Bu Bayram Kendine Hediye Ver
İlk ne zaman kilo almaya başladın? Hatırlıyor musun? Seni o en mutlu, en güçlü hissettiğin zamanlardan, herşeyi yapabilecek cesaretin olduğu dönemlerden, ilk hangi olaylar koparmaya başladı? Evlilik, ayrılık, sevdiğini kaybetme, doğum, işe girme, işsiz kalma, mezuniyet, sakatlanma, kaza… hangisi?
Sebep her ne olursa olsun, şu anda denizdeki bir botun üzerine, eskiden çekirge gibi çıkarken şimdi kendini ağır ve kabiliyeti kısıtlanmış bir tank gibi hissediyorsan ve o bota çıkmak için ter döküyorsan, üç kat merdiven çıkarken nefes nefese kalıyorsan, eskiden saatlerce araba kullansanda hiç yorulmazken şimdi gözlerin kapanmaya başlıyorsa, o ilk kırılma anından itibaren ruhun ile bedenin farklı yaşlanmaya başlamış, bedenin ruhunun önünde koşuyor demektir.
Ruhunuz ergenliğe yeni girmiş biri iken, bedeniniz torun sahibi olmak üzere biri gibi olmuştur. Bu sen değilsin. Artık UYANMA ZAMANIN gelmedi mi? Bu bayram kendine iyi bakmaya söz ver. Bu söz senin bayram hediyen olsun. Unutmak için, rahatlamak için veya tahammül edebilmek için içtiğin o içkinin miktarını azalt. Akşamları yediğin ve vazgeçemediğin tatlıyı Okumaya devam et
Işığını Yaşa … Sen Değerlisin
Her insanın kalbinde, hayalinde ulaşmak istediği hedefleri, hayalleri ve sevgileri vardır. Bazen o hedefler puslu bir denizin arkasında, uzaklardadır. Bilirsin, hissedersin ama gözünle görmediğin, elinle tutmadığın için sana çok uzak veya imkansız gelir. Aklın sana, önüne bak şu anki durumunu değerlendir ve gereğini yap der, kalbin sana, o senin, sen bunu hakediyorsun bir gün sahip olacaksın der. Bir kısım kontrolcüdür hep akıl mantık çerçevesindedir, sadece önündeki imkanlara bakar ve onları değerlendirir. Başka bir kısım hayalleri sever, önündeki fırsatların, sahip olduklarının hiç değerini bilmez, sadece hayal eder. İdeal olan aklı ve kalbi denge kullanabilmektir. Hayalleri canlı Okumaya devam et
En Hayırlısı Demeyin
“Benim İçin En Hayırlısı Olsun ” Sakın Demeyin
Bir insanın bilinçaltı ve egosu normal hayatta, bize mantıklı gelen sistemlerden daha farklı çalışır. Bilinçaltı şu an modern bilgisayar sistemlerinin 25 yıl önceki hali gibi çalışır. Tüm sistem İngilizcede binary denilen birlerden ve sıfırlardan oluşur. Türkçesi, ya siyah vardır ya da beyaz. Bilinçaltında gri bölge yoktur ve hiçbir zaman da olmayacaktır. Eskilerin dediği gibi bilinçaltı Teşbih nedir bilmez, yani benzetme nedir anlamaz. Kelimenin gerçek manasını bir anda çeker alır. Bilinçaltının kodlama süresi 21 gündür. 21 boyunca verilen uygun talimat, bilinçaltını ve dolayısı ile egoyu kodlar. Bu bağlamda dilimize ciklet gibi yapışan ‘benim için en HAYIRLISI olsun’ sözünü incelediğimizde bilinçaltı bu cümleyi benim için en Hayır-lısı bol olarak anlar. Hayır negatif olduğu için aslında en çok istediğiniz dileğinizin önünde hep hay ırları veya negatif enerjileri ve olumsuzlukları kendinize çağırırsınız. Benim için en hayırlısı lafını benim için en iyisini .. İle değiştirirseniz hem rahat edersiniz hem de hakettiğiniz güzellikleri keyifle kendinize çağırmaya başlarsınız. Güzellikler, sağlık ve mutluluk hayatınızdan eksik olmasın. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi
Seviyorsan Özgür Bırak
Birine gerçekten yardım etmek istiyorsanız, o kişinin annesi veya babası olma rolünden artık vazgeçin.
Bu insan çocuğunuz olabilir, sevgiliniz, eşiniz, kardeşiniz ve hatta anneniz veya babanız olabilir. Bu kişi her kim ise, onun özgür ve güçlü bir ruhu ve bu ruha uyumlanmış bir bedeni vardır.
Siz hayatınızda bir sürü zorluklar çekmiş olabilirsiniz, haksızlığa uğramış olabilirsiniz veya annenizin gençliğinde yaptığı fedakarlıklara çektiği zorluklara şahit olmuş olabilirsiniz. Kendinize ‘ben bu zorlukları, sevdiklerime asla yaşatmayacağım’ da demiş olabilirsiniz. Bilinçaltınıza ne kod vermiş olursanız olun, siz o kişinin hamisi, ömrü boyunca atanmış koruyucusu değilsiniz, böyle olmayın da sakın. Siz bir kişiyi özgür bırakmazsanız ve devamlı kendi görüşleriniz ve istekleriniz doğrultusunda o kişinin hayatını şekillendirmeyi beklerseniz çok yanlış yapmış olursunuz. Bırakın o da kanatlarını kullanabilsin, bırakın o da yükseklere uçarak çıkabilsin ve bırakın hava boşluğuna düşsün. Yarın kimin bu hayatta olacağının ve kimin sonsuzluğa yükseleceğinin bir garantisi yok. Bir saniye sonramızdan bile emin değiliz. Sevdiğiniz kişi kendi tercihlerinin sonuçlarını yaşasın ki siz yanında olmadığınızda veya olamadığınızda da ayakta durabilsin, güçlü olabilsin kendine güvenebilsin. Yanlızlık korkusu çekmesin. Değersizlik korkusu yaşamasın. Özgüveni az olmasın.
Unutmayın, o kişi sizin için önemli ise gerçekten kalbi temiz ve ruhu güçlü bir insandır. Ona güvenin ve inanın. Böylelikle hayatı basit dengede ve anlamlı yaşayabilirsiniz. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi
Gerçekten seviyorsan özgür bırak
Bazen ilişkilerinizde gereksiz yere kontrolcü olursunuz. Sevdiğiniz kişi daima sizin kalıplarınızda sizin doğrularınızda olsun istersiniz. Sevgiliniz, çocuğunuz, eşiniz veya çok yakın bir arkadaşımız o çok sahiplenmeye çalıştığınız her kim ise, onun günün her saati nerede ne yaptığını bilmek istersiniz. Her anını sizinle paylaşmasını istersiniz. Siz olmadan bir sinemaya gitse neden benle gitmedi benimle vakit geçirmek istemiyor mu demeye başlarsınız. Gereksiz sebepsiz, incir çekirdeğini Okumaya devam et
Ben İnsanları Görünür Hale Getiriyorum
Evet yanlış duymadınız, yaşadığınız hangi olay varsa, her neyi deneyimlemiş olursanız olun ben sizi görünür hale getiriyorum. Buna ihtiyacınız var mı? Evet var. Bunu kendiniz yapamıyor musunuz? Aslında anahtar sizsiniz. İnsan bazen kendi ışığını kaybeder ve görünmez olur. Bir araç sizi görmeden farketmeden size çarpar. Kahve taşıyan biri dikkat etmeden ehemmiyet göstermeden üstünüze kahve döker, çok eski bir dostunuz işinin akışında sizin çalıştığı yere geldiğinizi farketmez. Görünmez olmuşsunuzdur. Benim işim aslında sizi kendinize hatırlatmaktan ibarettir. Evet ben sizi görünür hale getiriyorum. Tıpkı sizin de beni görünür hale getirdiğiniz gibi. Bu ışığı bana gösteren sevgili arkadaşlarım Dilek ve Kereme sonsuz teşekkürler. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi
Duy Sesini
Şu an her ne kadar yorgun, bitkin, canın sıkkın olsa da bu hafta bitmeden, kendini mutlu hissedeceğin birşey yap. Sinemaya mı gidersin, sevdiğinle mi buluşursun, bir yerlere mi gidersin… Seni ne mutlu edecekse, sıkışan cigerlerine bir “ohh be iyi ki yapmışım” diye ne nefes aldıracaksa,onu mutlaka yap. Etrafında her ne yaşanıyorsa, sen hangi imtihandan geçiyorsan, bil ki hiçbirşey senden, beden ve ruh sağlığından önemli değil. Sen Yaradanım Arzuladığı Saf ve Temiz Işıksın. Artık bu ışığını tekrardan hatırlama vakti. Artık kendini değerli hissetme vakti. Mutlu olabilmenin anahtarı sensin. Sadece seni mutlu olacağın anda tutacak birşey yap yeter. Gerisi akışta sana gelmeye başlayacak. Sevgiyle Işıkla Serkan Sorguç ŞifaChi
Neden Aldatılırız?
Her insanın yaşadıkları, ailesi, tecrübeleri, imkanları birbirinden farklı olsa da küçüklüğünden beri her insan kendi için ve kendine özgü birşeylerin hayalini kurar. O hayali gerçekleştirmek ve o her ne ise ona sahip olmak ister. Kimi kendi düzenin kurup bir an önce kendi evinin kadını olmak ister ve bir an önce evlenmeye kendini odaklamıştır. Kimi anne veya baba olmak ister kimi harika bir araba kimi tekne, kimi güzel bir motorsiklet, kimi sahil kenarında güzel huzurlu bir emekli hayatı, kimi güzel büyük bir iş yaparak bunca yıldır çektiği sıkıntıları, güzel karlarla bir iki seferde aşmak ister. Hayali olmayan insan yok denecek kadar azdır. Bir şeyi çok isteyip de ona ulaşma süreniz tahmininizden çok daha fazla zaman almışsa ve hala ulaşamamışsanız, o şeye özlem duymaya başlarsınız. Bu noktada hayatın akışından ve dengesinden çıkarsınız. Onu istemek hayal etmek, birden kendini, her ne olursa olsuna ona sahip olacağım takıntısına dönüşür. Bu takıntı, enerji alanınızdan, auranızdan dışarıya başkalarının iştahını kabartacak sinyaller göndermeye başlar. Bu sinyallere cevap hızlı gelir. Ne de olsa davete icabet etmek gerekir.
Hiç beklemediğiniz bir anda karşınıza öyle birileri çıkar, öyle güzel şeyler anlatmaya başlarlar ki, tam da sizin hayallerinizle örtüşür, hatta beklentilerinizden fazlasını size sunarlar. Bu nokta, işte, insanın gözünü kapatıp balıklama atladığı noktadır. Onca senedir temkinli, bir şeye başlamadan önce kılı kırk yaran, önünü arkasını detaylıca değerlendiren, güvendiklerine danışan size, ne oldu ise hiç birşey Okumaya devam et