Günümüzde teknoloji bizleri hep yazarak iletişimde kalmaya zorlamaktadır. Bunun sebebi ister vakit kaybı, ister daha çok kişiyle paylaşımda bulunabilmek olsun, kendini konuşarak ifade etmenin gücünü zayıflatmıştır. Size yazılan birşeye aslında yazarak cevap verdiğinizde dikkat edin daha sert olmaya daha Ben ağırlıklı olmaya başlıyorsunuz. Aslında bir dinleseniz o kişinin sizle paylaşmak istediği o kadar çok şey var ki! Yazarak sadece özetlemiş oluyor. Bu özet de kendi ifade ettiklerini yansıtmayabiliyor. Boğaz çakranızı hep aktif tutun. Kendinizi ve duygularınızı hissettiğiniz ve düşündüğünüz gibi ifade edin. Unutmayın insanda , ağız, dil ve dudaklar kalp ile beyinin ortasındadır. İkisinin de sesi olabilmek için, denge kurabilmek için ortadadır. Dinleyin, düşünün, nefes alın ve öyle cevap verin.
Günün Olumlaması: ” Bugün ve bundan sonra, bana söylenenleri duymaya ve doğru anlamaya niyet ediyorum. Ben kendimin farkına varmayı ve kalbimin sesine hoparlör olmayı seçiyorum. Ben kendimi, kendime çok güzel ifade edebiliyorum. Bu özelliğimi artık etrafımdakilerle paylaşma zamanım geldi. Kalbimle hissettiğimi, aklımla düşündüğümü, karşımdakine hissettiğim ve düşündüğüm gibi aktarabilmemi engelleyen tüm blokajları şu anda Okumaya devam et
Category Archives: KALEMİMDEN
Hayatınızda herşey yolunda giderken, arkadaşlarınızla, sevgilinizle, çocuğunuzla olan güzel ilişkileriniz saçma bir sebepten beklenmedik bir şekilde gerildi ise, bir anda aksilikler ardı ardına gelmeye başladıysa o an kendi elinizdeki kumandanın bekleme tuşuna basın ve ne oldu diye kendinizi sorgulayın. Bir kaç saat önce facebooka ya da instagrama eşinizin, çocuğunuzun, sevgilinizin arkadaşınızın resmini mi koydunuz, ya da yemek masasında bir resim mi? Sosyal medyada neyi paylaştığınıza dikkat edin. Eğer anlamsız bir aksilik silsilesi yaşıyorsanız nazar enerjisi kapınızı çalmış ve içeri girmiştir. Bunu farkettiğinizde enerji temizliği yapmayı biliyorsanız hemen kendinizi temizleyin. Bilmiyorsanız eski bir tavada, aleminyum folyoda ya da güveç tabağında taze adaçayını çakmakla yakın ve dumanını bulunduğunuz yer neresiyse evde yada ofiste dolaştırın. Üç dakika kadar sonra camları açın havalandırın. Bu bulunduğunu ortamı ve sizi enerjisel olarak nazardan dezenfekte eder. Ametist veya akik taşı takmak da bu tür enerjilere karşı da korunma kalkanına sahip olmanıza yardımcı olur.
Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi
Kendine Güven…

Bir insana tamamen güvendiğinde karşına iki sonuçtan birisi çıkar. Ya o kişi senin hayatın boyunca en iyi dostlarından biri olur, ya da hayatının boyunca unutmayacağın bir ders olur.
Bu ikilemi aşmanın en kolay yolu, kendine güvenmektir. Kendini farkedersen, aslında etrafında olan olaylardan bir an kendini soyutlayarak, elindeki imkanların aslında seni daha ileriye taşıyacak büyük fırsatları sana sunduğunun farkına varırsan, seninle hayallerinin arasında hiçbir engel kalmaz. O hayalleri kurduran aslında senin ruhun. Ruhun sana devamlı neler yapabileceğini nerelere Okumaya devam et
Kendine 7 dakika ver…
Az önce yaşadığın olay her ne ise bununla ilgili hemen hamle yapma, hemen gardını yükseltip savaşçı moduna kendini sokma. Bu mod beyni beta frekansına sokar. Beta frekansı bir kaplanın avlanma içgüdüsü veya tehdit olgusunu hissettiğiniz andaki beynin kendini soktuğu frekanstır. Bu frekans ancak ve ancak survival dediğimiz yaşam – kalım durumunda işe yarar ve seni içine düştüğün durum ne ise diğer bütün şalterleri kapatarak bütün gücü hayatta kalmaya aktarır. Bu ruh hali, tıpkı dümeni kilitlenen bir geminin kayaya çarpmamak için sağ motor tam yol ileri sol motor tam yol geri yaparak motor manevrasıyla kendini kurtarmaya çalışmasına benzer. O an başka hiçbirşeyin değeri yoktur, hiçbir şey önemli değildir gözünüz aklınız vücudunuz sadece saldırmaya veya tüm gücünüz ile savunmaya programlanmıştır. Beta frekansı, günlük hayatta yukarıda bahsettiğim durum haricinde kullanıldığında size beraberinde hayal kırıklığı, kalp kırıklığı, pişmanlık yalnızlık ve ayrılık getirir. Kendinizi anlaşılamıyor, dinlenmiyor ve kaale alınmıyor hissedersiniz.
Her ne olursa olsun kendinize reaksiyon göstermeden önce 7 dakikalık bir süre verin. Cevap vermeyin, mümkünse ayrı bir odaya gidin ya da dışarı çıkın. Farkında olmadan ağızdan aldığınız nefesi burnunuzdan almaya başlayın. Bu 7 dakika sizin için çok önemlidir. Çünkü dışarıdan gelen bir negatif enerjin en güçlü olduğu yaşam ve etki aralığı yaklaşık 4 dakikadır. Hangi konu olursa olsun öfkenin yaşam süresi de 6 dakika civarındadır. 7-8 dakikalık süre, sizi beta frekansına girerek, günlük Okumaya devam et
Sana yapılmasını istemediğini başkasına yapma

Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma….
İster evlilik, ister ilişki, ister arkadaş ,isterse de çocuklarınız veya ebeveyinlerinizle olsun; ilişkilerinizde, karşınızdakinin yerine kendinizi koyarak, her yaşadığınızı değerlendirebilmeniz, çok önemlidir. Özellikle gönül ilişkilerinde ve evliliklerde bu dengeyi sağlayabilmek elzemdir. Karşınızdaki kişinin söyledikleri, konuşma ve davranış tarzı, hayata bakış açısı, yaşadıkları, değerleri ne ise, buna bağlı olarak, o kişini ilişkinizdeki özgürlükleri, hareket kabiliyetleri,hayat görüşü, nerede başlar nerede biter bunu iyi değerlendirmeniz gerekmektedir. Bu kriterler kime göre doğru ve kime göre yanlıştır? Siz ilişkinizde Okumaya devam et
İnsan Ne Zaman Güçlü Olur?
İnsan ne zaman güçlü olur?
Elinde imkanı varken, yapabilecekken, o gücünü, karşısındakinden intikam almaya kullanmadığı zaman, eşitlenmek için aynısını veya daha fazlasını karşısındakine yapmak yerine, onu kendi yoluna kendi seçimine serbest bıraktığı zaman, iyiliğin gücünü hayatına almış ve o frekansa gelmiş olur.
Tekamül etmek ne demektir?
Ruhun tekamülü var mıdır? Neden bu dünya imtihan yeridir? Neyi öğrenmemiz lazımdır? İyi bir insan olabilmek kolay mıdır?
Gücü sadece kendine ve iyiye kullandığında ve önüne gelen her türlü imtihanda kılıçları çekip o olayın içine direk atlamak yerine, sakin kalıp biraz geride durup, etrafını sarmış olan girdaptan çıkış yolunun, o enerji içinde kalmamak olduğunu anladığında, iyi bir kalp iyi bir beden ve harika bir ruh sana tüm imkanları sunacaktır.
Unutmayın sakinlik, soğukkanlılık ve huzur ruhunuzun ve kalbinizin gıdasıdır. Hesaplaşma, hakkını yedirmeme, intikam alma aklınızın eseridir ve egonuzun sesidir.
Yanlız, sadece kalple davranmak da sizi ve iyi niyetinizi suistimal eden başka insanlara davetiye Okumaya devam et
Hayatınızda bir adım atarken yanlış yapmaktan ölesiye korkarsınız. Hele ki bu adım hayallerine ulaşma yolunda senin önündeki engeli kaldıracaksa, başarısızlık korkusuna, bir de ‘mevcut koşullarının da bu adımla elinden gideceğini’ sana söyleyemeye başlayan kaybetme korkusu da eklenir. Başarısızlık ve kaybetme korkusu, yanlarına hemen çaresizlik ve yetersizlik korkusunu çağırır. Bu korkular şehirler arası yolda giderken dinlediğiniz müziğin arasına, devamlı karışan hışırtı gibidir. Devamlı konsantrasyonunuzu bozar. Önünüzdeki her neyse kendinizi tam anlamıyla vermenizi engeller. Bir de başlarsınız başkalarından onay almaya. Aslında ne yapmanız getektiğini kalbiniz size söylemeye çalışsa da o soruyu sorduğunuz kişi, her kimse, onu Okumaya devam et
Mutluluk
Mutluluk kapını bazen bir sözle, bazen sıcacık bir gülümsemeyle, bazen sımsıkı sarılmayla bazen de güzel bir sürpriz ile çalar. O kapıyı açmaya hazır ol. Sevgiyi almaya ve paylaşmaya izin ver. Kafanı ve kalbini, düşüncelerle, kuruntularla endişelerle hep meşgul tutarsan. Kapını çalan mutluluğu duyamayabilirsin. Onun getireceği güzelliklere yer aç. Çünkü sen mutlu olmayı sevmeyi ve sevilmeyi hakediyorsun. Sevgiyle Serkan Sorguç Şifachi
Mükkemmelliyetçi Olmak Zorunda Değilsin…
Mükemmel olmaya çalışmak her zaman seni başarıya götürmez. Mükemmeliyetçilik senin yanlış yapma hakkından vazgeçmene sevep olur. Bazen en iyi sonuç, yaptığın hataları farkettiğinde ve ondan ders aldığında elde edilir. Unutma ki mükemmelliyetçiliğin arkasında büyük bir korku gizlidir. Hata yapma korkusu. Bu korku her ne yapmak istersen iste, mutlaka hatayı hayatına çağıracaktır. ” Mükemmel olmak zorunda değilim. Kimseyi memnun etmek zorunda değilim. Ben de güzel bir insanım ve ben de hata yapabilirim. Önemli olan hata yaptığımda bundan ders almam ve farkındalığımı arttırmamdır. Kendimi mutlu edecek herşeyi farketmeyi ve hayata geçirmeyi seçiyorum. Başarı ve denge, kendimi mutlu hissettikçe bana gelir. Ben güvende olmayı ve kendimi değerli hissetmeyi seçiyorum. Kendi yolumda ilerlememde bana yardımcı olan tüm aynalarıma teşekkür ediyorum. ” Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi
Kendini Dinle ve Karar Ver…
Gördüm ki üzüntülerin yarısı, açıkça bir karara vardığım zaman, kendiliğinden yok olup gitmektedir. Diğer yarısı da vardığım karar üzerinde harekete geçtiğim zaman, kaybolmaktadır. (D.Carnegie). Takıntılarınızdan kurtulun öncelikle hayatınızı ve düşüncelerinizi sadeleştirin. Uzun uzun şu olursa ardından o bunu der, bunu yapar, o zaman ben de ona şöyle söylerim diye kafanızda kurup durmayın. Önce sakinlikle kendinizi dinleyin. Ne istiyorsunuz? Sizi ne engelliyor? Neden bu engel önünüzde var? Bu karar gerçekten sizin isteğiniz mi? Yoksa başkaları sizi takdir etsin, sevgi göstersin diye mi? Unutmayın siz de her insan gibi tertemiz harika bir kalp taşıyorsunuz. Bu kalp için, başkaları Okumaya devam et