Bu hayatta bazen en zor şey, kendi yanlışını, kendine itiraf edebilmektir. Bir anda öfkene yenik düşersin. Bir anda, hiç ağzından çıkmayacak olan o söz, bir kitap cümleleri gibi dökülür ağzından. Tutamazsın kendini bütün şarjörü boşaltırsın silahından. Karşındakini aslında kırarsın, incitirsin veya yaralarsın, hem de hiç farkında olmadan.
Kendine göre o kadar haklısındır ki egona karşı gelecek başka hiç bir sesi duymak istemez, hiçbir düşünceyi ve yaklaşımı anlamak istemezsin. O, devamlı içinde sana tuzak kuran vesvesenin sesini, kalbinin sesi sanırsın.
Kendini kendine bir kat daha översin ve üstelik haklı görürsün. Çünkü sen mükemmelsin. Hiç hata yapmazsın. Hep objektifsin ve her zaman doğrusunu yaparsın.
2017 yılına günler kala sana bir sır vermek istiyorum. Üzgünüm. Sen hayal alemindesin. Lütfen uyan. Lütfen başkaları tarafından gözünün önüne çekilen o ilizyon perdesinin ve sana oynanan oyunun farkına var.
Sana kim ne diyorsa önce onun hayatına bak. Söylediği ile yaptığı ve deneyimlediği şeyler aynı veya benzer mi? Sana ilişki ile ilgili tavsiye verirken kendi evli mi yada yıllar süren dengeli birlikteliği var mı? Ya da boşanmış ve tek başına mı? Sana spor ile ilgilç yorum yapıyor iken aslında kendi hiç o sporu yapmış mı? Sana sigarayı bıraktırmaya çalışıyor iken kendi nikotin kokuyor mu?
Bir insanın senin yaşadıklarının aynını yaşamadığı sürece kensini senin yerine koyması mümkün değildir. İmtihan senin imtihanın bunu sen yaşadın ve tüm zorlukları sen çektin.
Unutma bir insanın celladı da doktoru da sadece ve sadece kendisidir.
Uyan ve içindeki şifacıyı hatırla. Kendine ceza vereceğine şifa ver. Tek yapman gereken kendi güzel ışığının farkına varmaktır.
Spor mu yapacaksın? Kesin yap. Mankenlik mi yapacaksın? Ortam uygunsa iyi bir ajansa yazıl. Tatil mi yapacaksın? Kendine güzel bir bilet al.
Her ne yaparsan yap ama kendin ol.
Kendi ışığını açıp kapatan tek bir anahtar olduğunu ve bunun da sen olduğunu hiç unutma. Bu dünyadan sonsuzluğa intikal ettiğinde, bu dünyadaki tek bağlantın eşin, çocuğun, ailen, dostların, seni örnek alanlar ve itina ile beyaz mermer üzerine siyah ile yazdırılmış ismin soyadın ve doğum tarihin olacaktır.
Kendini her daim değerli hisset ve bu değeri, tüm olanakları ile doya doya yaşa. Sevgile Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com




Hayatta denge, kendini tanıyabilmekle, kendin ile yargısız yüzleşebilmekle, iyi kötü atacağın adımlara, korkularını endişelerini yapıştırmamakla, bazen de kendini affetmekle başlar. Hayatına yeni oluşumların yeni güzelliklerin gelebilmesi için kafayı boşaltmak getekir. İçi su dolu bardağa, sürahi ile her ne kadar su dökerseniz dökün, çok tazzikli dökmedikçe, o bardağın içindeki su, yerini muhafaza edecektir. Yeni su için, iki alternatif vardır. Ya tekamül ederek bardağı büyüteceksin, ya da bardağın içindeki suyu beklentilerin kadar boşaltıp, yenisinin gelmesine izin vereceksin.
Her kime, ne söz vermiş isen, bu söz senin özgürlüğünü kısıtlıyor ise, bir süre sonra üzerinde bir yük küfesi haline gelir. Ağırlaşır, omuzların öne düşer ve uykusuzluk başlar. Her gün, kendi rızanla, yapmayı çok istediğin, sana nefes aldıracak ve iyi gelecek şeyleri yapamamak, sende öfke ve hırsa sebep olur. Yapanlara bakarsın imrenirsin. Kendine bakarsın üzülürsün. Kendine bir yaşam koridoru aç. Motor kullanmayı çok mu seviyorsun, evlendikten sonra eşin kendi kaybetme korkusundan dolayı seni bundan kısıtladı mı? Eşinle tekrar konuş durumu izzah et. Dalgıçlığın var da arkadaşların giderken sen her hangi bir sebepten veya sevgilinin aynı zaman diliminde çalışmak zorunda olduğundan o dalışa gidemiyor musun? Sevgiline ondan izin almak zorunda olmadığını ama onun da rızasıyla gönül rahatlığı ile gitmek istediğini söyle.
Yaş ilerledikçe, kendini işte, evde devamlı çalışma halinde bulur insan. Eve gelir, tam ayağını uzatıp televizyonda sevdiği filmi izlemek ister, olmadık birşey arıza yapar. Hayda nereden çıktı bu, dersin. Tam taksitleri bitirmişsin, nefes alacaksındır sana yeni bir ödeme kapısı açılıverir önüne. Kendin için harcama yapabilmeye hiç sıra gelmez. Kendine vakit yaratabilmen zorlaşır. Zorlaşır ama imkansız değildir. Bütün olay bir an durup çevrendeki işaretleri okuyup, ben kendime vakit ayırıyorum arkadaş diyebilmektir. İşte o zaman içindeki cesur yürek nefes almaya başlar. Uzun bir aradan sonra gelen ilk adım, hep acemiliktir. Tıpkı yeniden bisiklete binmeye çalışmak, yeniden suya dalmak için ekipmanlarını takmak ve yeniden spora başladığında ertesi gün yaşayacağın hamlık ağrılarını hatırlamak gibi, hep acemilik çekersin. O an vazgeçme sakın. Sana neden bu kadar kendini ilk günden zorladın diyenlere, söyleyecek bir cevabın olsun.