Serkan Sorguç

Size Özel Seanslarla Kendinizi Keşfedin…


Yorum bırakın

Kendi değerini hatırla

Beni neden aramadı? Yarın cuma acaba birşey yapacak mıyız? Bu saatte facebookta online ve başkasıyla mesajlaşıyor da bana neden mesaj atmıyor? Samimi arkadaşım dediği ama gece gündüz ona mesaj atan kişi gerçekten arkadaşı mı? Tatilde iken iyi idi şimdi neden bana soğuk davranıyor? Gibi bir sürü sorular ard arda gelmeye başladığında siz kendi değerinizin farkına varmaktan vazgeçmiş ve kendinizi kaybetme korkusu havuzuna balıklama atlamış olarak bulursunuz. Çırpındıkça da dibe gitmeye devam edersiniz. Nefesiniz tükenir ve kendinizi ondan gelen mesaja yada telefona endekslenmiş bulurusunuz.

Unutmayın bu hayatta sahip olduğunuz bu güzel beden için bu harika ruh için sizden daha kıymetli biri yok. Gidin ve aynaya bakın o hep kaçırdığınız o göz bebeklerine. “Seni seviyorum. Senden özür diliyorum lütfen beni affet” deyin. “Artık değerinin ve artık değerimin farkındayım” deyin. Mesaj gelse de gelmesede ben çok değerliyim o beni merak etsin etmiyorsa da yapmış olduğu seçimde mutlu olsun” deyin. “Çünkü ben mutlu olmayı hak ediyorum ve buna layığım” deyin. Evet hak ediyorsun çünkü çok değerlisin. Kendin için ve seni seven herkes için. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com


Yorum bırakın

Feda+kar

Hayatın size sunduğu imkanların ne kadar farkındasınız?Neleri sadece alışkanlığa dönüştüğü için artık göremiyorsunuz?

Eskiden en çok arzu ettiğiniz şeyken neler size sıradan ve anlamsız geliyor?

Bu sorular uzar gider. İşin özünde ve bu soruların kökünde, “Siz ne kadar farkındasınız?” yatar.

Sahip olduğunuz imkanların, sağlığın, çocuğun veya yanınızdaki bir hayat arkadaşının, oturduğunuz evin, etrafınızdaki arkadaşların, kullandığınız arabanın ne kadar farkındasınız?

Eğer hayatınızı aman onlara birşey olmasın, aman hep iyi olsunlar diye ailenize adar ve onları her gün kaybetme korkusuyla yaşarsanız, tükenirsiniz. 

Yaşadığınız hayat sizi boğmaya, çalıştığınız yerin duvarları üzerinize üzerinize gelmeye başlar. 

Başkalarına kendini adama, fedakarlık boyutundan çıkar ve obsesyon haline gelir. Fedakarlığın tanımı çoğu zaman şudur; Feda+Kar. Kendinizi feda edersiniz, o istemesede herşeyi yaparsınız ve karşılığında sevgi yada teşekkür beklersiniz. İkisinden biri gelmezse tükenirsiniz. 

Unutmayın siz öncelikle eşinizin anne veya babası değilsiniz. Onun sevgilisi ve eşisiniz. Anne veya babanızın da annesi yada babası değilsiniz. Çocuğusunuz. Çocuğunuz varsa , onların sahibi değilsiniz sadece ve sadece emanetçisisiniz. Sizin göreviniz onları hayata elinizden geldiğince en iyi şekilde hazırlamak. Hepsi bu. Onlarında bir ruhu, kalbi, aklı ve yaşam çizgisi olduğunu, hiç aklınızdan çıkartmayın.

Kendinizi yaşamanın elinizdekilerin ve etrafınızdakilerin farkına varmanın zamanı geldi de geçiyor. Kendinize cimrilik yapmayın bonkör olun ve sevdiğiniz şeyleri yapın. 

KENDİNİZE VAKİT AYIRIN.

Zaman makinesi icat edilene kadar ve zamanda yolculuk keşfedilene kadar, şu aldığınız sağlıklı nefesi ve şu anı tekrar yaşama şansınız yok. 

Aldığınız her nefes ruhunuzun gıdasıdır, ruhun yakıtıdır.

Her nefes bu güzel ruha bu güzel bedene değsin.

Kendiniz olun ve hayallerinizi yaşayın. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi -sifachi.com


Yorum bırakın

Ne zaman Çok Geç diye düşünsen bu düşüncenin asla seni esir almasına izin verme. Hayallerini erteleme. Kendine ve güzel kalbinin sesine kulak ver. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi


Yorum bırakın

Adım atmaya hazır mısın?

img_4472Hayatta denge, kendini tanıyabilmekle, kendin ile yargısız yüzleşebilmekle, iyi kötü atacağın adımlara, korkularını endişelerini yapıştırmamakla, bazen de kendini affetmekle başlar. Hayatına yeni oluşumların yeni güzelliklerin gelebilmesi için kafayı boşaltmak getekir. İçi su dolu bardağa, sürahi ile her ne kadar su dökerseniz dökün, çok tazzikli dökmedikçe, o bardağın içindeki su, yerini muhafaza edecektir. Yeni su için, iki alternatif vardır. Ya tekamül ederek bardağı büyüteceksin, ya da bardağın içindeki suyu beklentilerin kadar boşaltıp, yenisinin gelmesine izin vereceksin.
Ben hem tüm takıntılarıma sıkı sıkı tutunacağım hem de hayatımda huzuru, mutluluğu yaşayacağım dersen, üzgünüm bu dünya boyutunda böyle bir sistem daha görülmedi.
Şu an dengeye gelebilmek için önce kendine dürüst ol. Otur boş bir kağıda bütün korkularını yaz. Kağıdın arkasına da bütün takıntılarını yaz. Ne seni öfkelendiriyor neyinin
Okumaya devam et


Yorum bırakın

5 Dakika Dur. Sus ve Nefes Al

‘KızgınIıkta bir an sabırIı oIursan, yüz günIük pişmanIıktan kurtuIursun.’ (Çin atasözü)Şu an her neye kızdıysan biraz nefes al, kenara çekil ve sus. Yüzüne baka baka sana yalan mı söylendi?

 Kaç gündür söylediğin şey yapılmadı mı? 

Kandırıldın mı? Aldatıldın mı? Kendini değersiz mi hissettin? 

Kendini oradan beş dakikalığına uzaklaştır. Şu an Ego bütün silahları hazırladı ve senin tetiği çekmen için sana devamlı sufleler veriyor. 

“Bak şimdi bunu yap, şimdi uzun zamandır bildiğin ve söylemediğin o tüm sırları açıkla, mahfet onu, bir daha sana böyle birşey yapamasın ….” 

Kenara çekildiğin, burnundan derin nefes alıp ağzından verdiğin o 5-6 dakika sana yeni bir güvenli bölge yaratacaktır ve yüz günlük pişmanlıktan kurtulmanı sağlayacaktır.

” Hayatımın tüm kararlarını ben aldım. Doğrusuyla yanlışı ile kabuldeyim. Artık hata yapmak istemiyorum. Artık korkularımın esiri olmak istemiyorum. Öfkemi kontrol etmeye niyet ediyorum. Beni öfkelendiren herşeyi kabule geçiyorum, ruhumdan bedenimden enerji alanımdan iptal ediyorum ve evrene iade ediyorum. Dengede olmayı dengede kalmayı seçiyorum. Hasar vermektense o kişiye sevgiyle bakabilmeyi seçiyorum. Ben çok güçlüyüm. Bu gücümü sevgiyle ve iyi bir şekilde kullanmaya niyet ediyorum. Ben sakin oldukça etrafımdaki tüm negatif uyaranlar tek tek ya yok olup gidecekler ya da sakinlik frekansına geçerek duruma adapte olacaklar. Kendimi seviyorum. Rahat bir şekilde dengede ve huzurla yaşamak güvende olmak benim hakkım. Bunu hakediyorum ve buna layığım. ” Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi- sifachi.com


Yorum bırakın

imageHer kime, ne söz vermiş isen, bu söz senin özgürlüğünü kısıtlıyor ise, bir süre sonra üzerinde bir yük küfesi haline gelir. Ağırlaşır, omuzların öne düşer ve uykusuzluk başlar. Her gün, kendi rızanla, yapmayı çok istediğin, sana nefes aldıracak ve iyi gelecek şeyleri yapamamak, sende öfke ve hırsa sebep olur. Yapanlara bakarsın imrenirsin. Kendine bakarsın üzülürsün. Kendine bir yaşam koridoru aç. Motor kullanmayı çok mu seviyorsun, evlendikten sonra eşin kendi kaybetme korkusundan dolayı seni bundan kısıtladı mı? Eşinle tekrar konuş durumu izzah et. Dalgıçlığın var da arkadaşların giderken sen her hangi bir sebepten veya sevgilinin aynı zaman diliminde çalışmak zorunda olduğundan o dalışa gidemiyor musun? Sevgiline ondan izin almak zorunda olmadığını ama onun da rızasıyla gönül rahatlığı ile gitmek istediğini söyle.
Ne yaparsan yap hayallerine kimse için ket vurma. Sana ne iyi geliyorsa ne seni ileri taşıyorsa ve ne ruhunu dinlendiriyorsa onu yap. Bunu yaparken dengede ol ve kalp kırma sadece kendin ol ve kendini ifade et. Sakinlikle neşe ile ve huzur ile yoluna devam et. Çünkü ruhun bunu istiyor. Ruh ile beden dengesi aslında hayatını ve çevreni de dengeye getirir. Senin dengen huzurun mutluluğun yüksek bir zirveden yuvarlanan kar tanesinin dev bir sevgi topu olarak git gide bütür. Kendi içindeki şifacı devreye girer. Hem kendini şifalandırmış olursun hem de çevren şifalanmaya başlar. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi- sifachi.com


Yorum bırakın

Cesur ol Nefes al

image.jpegYaş ilerledikçe, kendini işte, evde devamlı çalışma halinde bulur insan. Eve gelir, tam ayağını uzatıp televizyonda sevdiği filmi izlemek ister, olmadık birşey arıza yapar. Hayda nereden çıktı bu, dersin. Tam taksitleri bitirmişsin, nefes alacaksındır sana yeni bir ödeme kapısı açılıverir önüne. Kendin için harcama yapabilmeye hiç sıra gelmez. Kendine vakit yaratabilmen zorlaşır. Zorlaşır ama imkansız değildir. Bütün olay bir an durup çevrendeki işaretleri okuyup, ben kendime vakit ayırıyorum arkadaş diyebilmektir. İşte o zaman içindeki cesur yürek nefes almaya başlar. Uzun bir aradan sonra gelen ilk adım, hep acemiliktir. Tıpkı yeniden bisiklete binmeye çalışmak, yeniden suya dalmak için ekipmanlarını takmak ve yeniden spora başladığında ertesi gün yaşayacağın hamlık ağrılarını hatırlamak gibi, hep acemilik çekersin. O an vazgeçme sakın. Sana neden bu kadar kendini ilk günden zorladın diyenlere, söyleyecek bir cevabın olsun.
Kendim İçin, Kendimi Yeniden Özgür ve Güçlü Hissetmek İçin.
İkinci ve üçüncü adımı attığında, görevi seni mevcut çerçevende tutmak o durumu korumak olan Ego’nun cephanesi biter. Artık bulaşık makinasının bozulması, televizyonun arızalanması gibi aksilikler sona erer. Ego seni bu bahanelerle yerinde tutamayacağını anlar ve şu an bulunduğun yeni çerçevenin koşullarına
Okumaya devam et


Yorum bırakın

Seni Seviyorum

image.jpegBu hayatı sen, sevgilinin talimatları veya kıskançlıklarına göre mi şekillendiriyorsun? Neden? Gözün dışarda mı? Yooo… Güvenilmez biri misin? Yooo… Kıskanılmak hoşuna mı gidiyor? Belki evet. Kıskanılmak, sevdiğinin sana değer verdiği anlamına mı geliyor? Bu en büyük hayır. Bu hayat senin. Bu beden senin. Daha önemlisi, bu ruh senin. Eğer ki senin yanında, sana güvenen, kendine güvenen, ona ait olduğunu, onun da senin olduğunu bilen bir hayat arkadaşın, sevgilin ya da eşin varsa; onu ister Osmanlıların yaptığı gibi anlından öp, istersen de kalbinden geçtiği gibi ona sevgini ona sarılarak belirt. Ama yap. Gururundan, sonra söylerim demenden, geciktirdiğin, her sevgi, sonrasında sana pişmanlık getirme potansiyelini taşır. Eğer senin, bazen yanında, bazen de arkanda duran, o kişi koşulsuzca seni seviyor ise ve sana şefkat ile bakıyor ise, bu kişi her kim ise hiç durma ona ” Seni Seviyorum” de.
Pişman olma. Geciktirme. Vazgeçme. Bu hayatta, sana verilmiş bu güzel bedenle, sana verilmiş bu harika ruhla hayat boyu neyi seçti isen, onu yaşamayı hak ediyorsun. Kimsenin takdirini kazanöaya ihtiyacın yok. Kimse senin yaşadığın sıkıntıyı yaşamadı. Kimse, o yastığın üzerinde, senin kadar uykusuz kalmadı. Senin seçimin, senin için en doğrusudur. Senin seçimin seni tekamül yolculuğunda iletletir ve güçlü kılar.
Eğer ki kendine değer vermenin zamanı gelmişse, başkasını, kendinden fedakarlık edip, yeter ki mutlu olsun, görevinden vaz geçtiysen, aşağıdaki cümleleri içinden tekrarla.
“Ben değerliyim. Ben güçlüyüm. Ben iyiyim. Ben kendim olmayı seçiyorum. Ben kendimi yaşamayı seçiyorum. Şu an neye ihtiyacım var ise, kendi kararım her ne ise, bana destek olan hayat arkadaşıma, ruh eşime, dostuma şükranlarımı sunuyorum. İyi ki varsın dostum, iyi ki varsın eşim ve iyi ki varsın hayat arkadaşım. Seni seviyorum.
Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com


Yorum bırakın

Sevgi ol, kendin ol

image.jpegHayatın akışı içinde gerek iş hayatında, gerek arkadaş çevrende gerekse bir seyahatte, tanışacağın, etkileşimde bulunacağın bir sürü insan olacaktır. Bunların bazıları iyi insan olup sana mutluluk vercekler. Seni güçlendirip sevgi enerjisi frekansında tutacaklar. Bazıları kendini iyi kamufle ederek, bir süre sana kendini senin görmek istediğin insanmış gibi gösterecek. Oya işler gibi ince ince kendi planını, asıl isteğini sana işleyecek. Bir bakacaksın ki uzun süredir kandırılmışsın, bir tiyatro oyunun içinde maduru oynamaya başlamışsın. Perde kapanıp oyun bittiğinde sana iyi gelen, seni dinleyen, kendi gibi olan ve kendiyle barışık insanlar seni yüceltecektir. Seninle aynı sahnede oynayan diğerleri de sana tecrübe kazandıracaktır. Bir Fransız atasözü tecrübeyi ‘ hayatta yediğin kazıkların toplamıdır’ diye tanımlar. Evet her ne yaşadıysan yaşadın artık kafandaki mücadeleye bir dur de. Tecrübe kazandın.
Bütün olay, yaşadıklarına biraz geriden bakıp, bu kişi bana neyi deneyimletiyor, hangi imtihanın içindeyimi görebilmektir. Neden korkuyorum ki bu korkuyu deneyimledim, kimi yargıladım ki daha beterini yaşadım. Neye takıntım var ki kısır bir döngü içinde devamlı aynı olaylar farklı kişilerle bana geliyor.
Bu soruların cevaplarını bulmak, sana bu imtihanı bitirme yolunda büyük bir adım attıracaktır. Diğer adım ise cesur olmak ve bu cesaretini kendine gösterebilmektir.
Sen nefes almanla, aklınla, duygularınla, yeteneklerinle evrendeki en mükemmel varlıksın. Yaradanın arzuladığı saf ve temiz ışıksın. Cesaret gösterdiğinde, kalbindeki mükemmel dizayn, ilahi güç, seni hedefine ulaştıracaktır. Sadece ve sadece kendine güven. İyi insan ol, iyilik yap, iyilik düşün. Sevgiyle, aşkla, ışıkla yaşa; sevgi ol, ışık ol ve aşk ol. Serkan Sorguç ŞifaChi


Yorum bırakın

Uyan. Kararsızlığına bir dur de…

imageKararsızlığına artık yeter demenin vakti gelmedi mi? Tatilde yapmak istediğin şeye hala karar veremedin mi? Artık hayal etmek istediklerine izin vermenin vakti gelmedi mi?
Sen, bugün kendin için ne yaptın? Koca bir hiç mi?
Para kazanma peşinde koşarken, yine mi kendine vakit ayırmadın? Yine mi sabah kalktığında ‘şunu mutlaka yapmam lazım’ dediğin şeyi unuttun. Bu kaçıncı?
Nedir bu koşuşturmaca? Nedir bu acele? Uyan artık uyan… Kendine ve sevdiklerine vakit ayır. Bu dünyada şu an, bu boyutta senden daha kıymetli bir şey yok. Artık anla. Bütün dünya bunu biliyor; bir sen bilmiyorsun veya bilmek istemiyorsun.
Hala mütevazi dayranıyor ve hala fedakarlık yapıyorsun. Kalbinin o kısık sesine kulak ver. Olduğun yerde şu an ayağa kalk. Oturdukça mesafe kat edemiyorsun. Geciktirdikçe sonuç alamıyorsun. Kızdıkça omiş sonuçlanmıyor. Öfkelendikçe zarar görüyorsun. Unuttum diyorsun, kalbinin derinliklerine kilitliyorsun ve bitti sanıyorsun ama olmuyor. Uyan ve Kim Olduğunu Hatırla. İlahi plandaki yerin çok özel ve çok kıymetli. Ruhunla ve bedeninle sen bir mucizesin. Her molekülün sensin ve her sen, mükemmel bir sistemin en değerli parçası.
“Beni ben yapan tüm meziyetlerime şükürler olsun. Ben artık kendi yaşam amacımı belirlemeye niyet ediyorum. Artık kendim olmak ve mutlu olmak istiyorum. Başkaları ne der? Ne yaparlar? Bu yaptığından sonra bir sonraki adımı ne olur diye düşünerek başımı şişirmekten gerçekten yoruldum. Ve artık yeter, bütün bu negatif enerleri şu an hayatımdan çıkarıyorum. Mutlu olmayı, güçlü olmayı, huzurlu ve sağlıklı olmayı seçiyorum. Ben olmak çok özel. Ben olmak çok güzel. Benim hayallerimi kendim için, benim gücümü kendim için, kalbimi, ruhumu ve hayallerimi kendim için yaşamayı seçiyorum. Madem ki bu dünyadayım, madem ki ben iyi bir insanım, madem ki bu hayat tam bana göre, Yaradanımın verdiği her türlü imkana şükreder, tüm güzellikleri, tekamül yolculuğumda keyifle, mutlulukla, hak ederek ve Hak yolunda yaşarım. Sahip olduğum ve sahip olacağım herşeye şükürler olsun.” Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com