Serkan Sorguç

Size Özel Seanslarla Kendinizi Keşfedin…


Yorum bırakın

Kendini Yaşa…

Bu hayatta bazen en zor şey, kendi yanlışını, kendine itiraf edebilmektir. Bir anda öfkene yenik düşersin. Bir anda, hiç ağzından çıkmayacak olan o söz, bir kitap cümleleri gibi dökülür ağzından. Tutamazsın kendini bütün şarjörü boşaltırsın silahından. Karşındakini aslında kırarsın, incitirsin veya yaralarsın, hem de hiç farkında olmadan. 

Kendine göre o kadar haklısındır ki egona karşı gelecek başka hiç bir sesi duymak istemez, hiçbir düşünceyi ve yaklaşımı anlamak istemezsin. O, devamlı içinde sana tuzak kuran vesvesenin sesini, kalbinin sesi sanırsın. 

Kendini kendine bir kat daha översin ve üstelik haklı görürsün. Çünkü sen mükemmelsin. Hiç hata yapmazsın. Hep objektifsin ve her zaman doğrusunu yaparsın. 

2017 yılına günler kala sana bir sır vermek istiyorum. Üzgünüm. Sen hayal alemindesin. Lütfen uyan. Lütfen başkaları tarafından gözünün önüne çekilen o ilizyon perdesinin ve sana oynanan oyunun farkına var. 

Sana kim ne diyorsa önce onun hayatına bak. Söylediği ile yaptığı ve deneyimlediği şeyler aynı veya benzer mi? Sana ilişki ile ilgili tavsiye verirken kendi evli mi yada yıllar süren dengeli birlikteliği var mı? Ya da boşanmış ve tek başına mı? Sana spor ile ilgilç yorum yapıyor iken aslında kendi hiç o sporu yapmış mı? Sana sigarayı bıraktırmaya çalışıyor iken kendi nikotin kokuyor mu? 

Bir insanın senin yaşadıklarının aynını yaşamadığı sürece kensini senin yerine koyması mümkün değildir. İmtihan senin imtihanın bunu sen yaşadın ve tüm zorlukları sen çektin. 

Unutma bir insanın celladı da doktoru da sadece ve sadece kendisidir. 

Uyan ve içindeki şifacıyı hatırla. Kendine ceza vereceğine şifa ver. Tek yapman gereken kendi güzel ışığının farkına varmaktır. 

Spor mu yapacaksın? Kesin yap. Mankenlik mi yapacaksın? Ortam uygunsa iyi bir ajansa yazıl. Tatil mi yapacaksın? Kendine güzel bir bilet al.

Her ne yaparsan yap ama kendin ol. 

Kendi ışığını açıp kapatan tek bir anahtar olduğunu ve bunun da sen olduğunu hiç unutma. Bu dünyadan sonsuzluğa intikal ettiğinde, bu dünyadaki tek bağlantın eşin, çocuğun, ailen, dostların, seni örnek alanlar ve itina ile beyaz mermer üzerine siyah ile yazdırılmış ismin soyadın ve doğum tarihin olacaktır. 

Kendini her daim değerli hisset ve bu değeri, tüm olanakları ile doya doya yaşa. Sevgile Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com


Yorum bırakın

Umut …

“En karanlık günlerde bile umut bulur, aydınlık günleri düşünürüm, ben evreni yargılamam. Dalai Lama.” Umudunuzu kaybetmeyin. Etrafınızda her ne oluyorsa olsun, siz kendi içinizdeki o güzel ışığı hep parlak tutun. Değmiyor. Hayat bunları kafaya takacak kadar uzun değil. Zaman çok değerli. Kendi değerinizi yaşayın, bunu da ancak umudunuzla, hayallernizle ve içinizdeki sese kulak vererek başarabilirsiniz. Sen zamanını yaşama vakti geldi. Kendin ol ve kendini yaşa. O aydınlık günler senin uyanmanı bekliyor. Uyan ve kim olduğunu hatırla. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com


Yorum bırakın

Dost…

Özellikle 2012 yılından itibaren bir çok insanın farkındalık seviyeleri hızla yükseldi. İnsanlar etraflarındaki birçok olaya daha duyarlı, daha kalpten bakmaya başladılar. Bir kısmımız yıllardır hazırdı. Bir kısmımız asla inanmam, asla yapmam dediğimiz herşeyin tam da ortasında bulduk kendimizi. Süreç herkes için verimli ve algıların çok açıldığı bir dönemdi. Bu dönem sarfında bazılarımız, bir çok öğretiyi aynı anda deneyimlemeye başladık. Bazılarımız merdivenleri basamak basamak çıktık, bazılarımız inatçıydık ve illa ki başımıza geldiğinde öğrenmeyi seçtik, bazımızın vakti yoktu, mantıklıysa kabul ettik.Tekamül ettik. Güçlendik. Bazısına göre bencilleştik bazısına göre değiştik. 

Her ne yaşadıysak yaşadık. Her neyi deneyimlediysek deneyimledik. Bu o günkü şartlara göre bizim için en iyi olandı, bizim seçimimizdi ve yaşandı, bitti. Her tecrübe, her deneyim, her yaşanmıştık ve her öğreti, kabul etsekte etmesekte, beğensek de beğenmesekte bize birşeyler kattı. Bu katkıların her biri birbirlerinden değerli hazinelerdi. Bu hazineye ulaşma yolunda elinde meşale taşıyan yolumuza ışık tutan, her bir insan da bizim dostlarımızdı. Kardeşlerimiz ve değer verdiklerimizdi. 

Tekammül arttıkça algı alanımızdaki bilgi çeşitliliği fazlalaşmaya başlar. Biz de yeni bir öğreti öğrendiğimiz de onu öğreten kişinin ve öğretinin etkisinde kalırız. 

Bizi kuyunun dibinden gün ışığına çıkaran bir eski öğreti, ve onu, bizim ayağımıza çabucak getiren, konunun uzmanı olan o kadim dost bir anda eskir ve gözümüzde değersizleşir. Bu genelde olur. Yıllardır bize destek olmuş olan dostumuzu, öğretmenimizi değersizleştiririz. İşte tam bu noktada da hatalar zincirinin ilk halkasını oluşturmuş oluruz. 

Kadirşinaslık, değer bilme, hazmetme, bonkörlük, birine koşulsuz ve karşılıksız sevgi ve ruhun tekammülü hep birbirini takip eder ve olmazsa olmaz bir dengede ve uyumdadır.

Bu grubun ahengini; ego, yargılama, vesvese, gıybet, kıskançlık, açgzlülük, cimrilik ve bencillik bozar.

Dostunuzu incitmeyin, yargılamayın sizin en ihtiyacınız olduğunda, size el uzatan o güzel insanı kırmayın. Kıymet bilin, kıymet verin ve şükredin. Şükretmesini bilmeyen insan daha iyisine ulaşmakta bocalar, yanlış yola sapabilir, herkesi eski dostu gibi sanabilir. Yaradan herkese, kendisi yoldan şaşsa da onu toparlayacak gerçek dostlar versin. Sevgiyle. Işıkla, Aşkla ve Mutlulukla Serkan Sorguç ŞifaChi. SifaChi.com


Yorum bırakın

Kendi değerini hatırla

Beni neden aramadı? Yarın cuma acaba birşey yapacak mıyız? Bu saatte facebookta online ve başkasıyla mesajlaşıyor da bana neden mesaj atmıyor? Samimi arkadaşım dediği ama gece gündüz ona mesaj atan kişi gerçekten arkadaşı mı? Tatilde iken iyi idi şimdi neden bana soğuk davranıyor? Gibi bir sürü sorular ard arda gelmeye başladığında siz kendi değerinizin farkına varmaktan vazgeçmiş ve kendinizi kaybetme korkusu havuzuna balıklama atlamış olarak bulursunuz. Çırpındıkça da dibe gitmeye devam edersiniz. Nefesiniz tükenir ve kendinizi ondan gelen mesaja yada telefona endekslenmiş bulurusunuz.

Unutmayın bu hayatta sahip olduğunuz bu güzel beden için bu harika ruh için sizden daha kıymetli biri yok. Gidin ve aynaya bakın o hep kaçırdığınız o göz bebeklerine. “Seni seviyorum. Senden özür diliyorum lütfen beni affet” deyin. “Artık değerinin ve artık değerimin farkındayım” deyin. Mesaj gelse de gelmesede ben çok değerliyim o beni merak etsin etmiyorsa da yapmış olduğu seçimde mutlu olsun” deyin. “Çünkü ben mutlu olmayı hak ediyorum ve buna layığım” deyin. Evet hak ediyorsun çünkü çok değerlisin. Kendin için ve seni seven herkes için. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com


Yorum bırakın

Feda+kar

Hayatın size sunduğu imkanların ne kadar farkındasınız?Neleri sadece alışkanlığa dönüştüğü için artık göremiyorsunuz?

Eskiden en çok arzu ettiğiniz şeyken neler size sıradan ve anlamsız geliyor?

Bu sorular uzar gider. İşin özünde ve bu soruların kökünde, “Siz ne kadar farkındasınız?” yatar.

Sahip olduğunuz imkanların, sağlığın, çocuğun veya yanınızdaki bir hayat arkadaşının, oturduğunuz evin, etrafınızdaki arkadaşların, kullandığınız arabanın ne kadar farkındasınız?

Eğer hayatınızı aman onlara birşey olmasın, aman hep iyi olsunlar diye ailenize adar ve onları her gün kaybetme korkusuyla yaşarsanız, tükenirsiniz. 

Yaşadığınız hayat sizi boğmaya, çalıştığınız yerin duvarları üzerinize üzerinize gelmeye başlar. 

Başkalarına kendini adama, fedakarlık boyutundan çıkar ve obsesyon haline gelir. Fedakarlığın tanımı çoğu zaman şudur; Feda+Kar. Kendinizi feda edersiniz, o istemesede herşeyi yaparsınız ve karşılığında sevgi yada teşekkür beklersiniz. İkisinden biri gelmezse tükenirsiniz. 

Unutmayın siz öncelikle eşinizin anne veya babası değilsiniz. Onun sevgilisi ve eşisiniz. Anne veya babanızın da annesi yada babası değilsiniz. Çocuğusunuz. Çocuğunuz varsa , onların sahibi değilsiniz sadece ve sadece emanetçisisiniz. Sizin göreviniz onları hayata elinizden geldiğince en iyi şekilde hazırlamak. Hepsi bu. Onlarında bir ruhu, kalbi, aklı ve yaşam çizgisi olduğunu, hiç aklınızdan çıkartmayın.

Kendinizi yaşamanın elinizdekilerin ve etrafınızdakilerin farkına varmanın zamanı geldi de geçiyor. Kendinize cimrilik yapmayın bonkör olun ve sevdiğiniz şeyleri yapın. 

KENDİNİZE VAKİT AYIRIN.

Zaman makinesi icat edilene kadar ve zamanda yolculuk keşfedilene kadar, şu aldığınız sağlıklı nefesi ve şu anı tekrar yaşama şansınız yok. 

Aldığınız her nefes ruhunuzun gıdasıdır, ruhun yakıtıdır.

Her nefes bu güzel ruha bu güzel bedene değsin.

Kendiniz olun ve hayallerinizi yaşayın. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi -sifachi.com


Yorum bırakın

Ne zaman Çok Geç diye düşünsen bu düşüncenin asla seni esir almasına izin verme. Hayallerini erteleme. Kendine ve güzel kalbinin sesine kulak ver. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi

​

​


Yorum bırakın

Adım atmaya hazır mısın?

img_4472Hayatta denge, kendini tanıyabilmekle, kendin ile yargısız yüzleşebilmekle, iyi kötü atacağın adımlara, korkularını endişelerini yapıştırmamakla, bazen de kendini affetmekle başlar. Hayatına yeni oluşumların yeni güzelliklerin gelebilmesi için kafayı boşaltmak getekir. İçi su dolu bardağa, sürahi ile her ne kadar su dökerseniz dökün, çok tazzikli dökmedikçe, o bardağın içindeki su, yerini muhafaza edecektir. Yeni su için, iki alternatif vardır. Ya tekamül ederek bardağı büyüteceksin, ya da bardağın içindeki suyu beklentilerin kadar boşaltıp, yenisinin gelmesine izin vereceksin.
Ben hem tüm takıntılarıma sıkı sıkı tutunacağım hem de hayatımda huzuru, mutluluğu yaşayacağım dersen, üzgünüm bu dünya boyutunda böyle bir sistem daha görülmedi.
Şu an dengeye gelebilmek için önce kendine dürüst ol. Otur boş bir kağıda bütün korkularını yaz. Kağıdın arkasına da bütün takıntılarını yaz. Ne seni öfkelendiriyor neyinin
Okumaya devam et →


Yorum bırakın

5 Dakika Dur. Sus ve Nefes Al

‘KızgınIıkta bir an sabırIı oIursan, yüz günIük pişmanIıktan kurtuIursun.’ (Çin atasözü)Şu an her neye kızdıysan biraz nefes al, kenara çekil ve sus. Yüzüne baka baka sana yalan mı söylendi?

 Kaç gündür söylediğin şey yapılmadı mı? 

Kandırıldın mı? Aldatıldın mı? Kendini değersiz mi hissettin? 

Kendini oradan beş dakikalığına uzaklaştır. Şu an Ego bütün silahları hazırladı ve senin tetiği çekmen için sana devamlı sufleler veriyor. 

“Bak şimdi bunu yap, şimdi uzun zamandır bildiğin ve söylemediğin o tüm sırları açıkla, mahfet onu, bir daha sana böyle birşey yapamasın ….” 

Kenara çekildiğin, burnundan derin nefes alıp ağzından verdiğin o 5-6 dakika sana yeni bir güvenli bölge yaratacaktır ve yüz günlük pişmanlıktan kurtulmanı sağlayacaktır.

” Hayatımın tüm kararlarını ben aldım. Doğrusuyla yanlışı ile kabuldeyim. Artık hata yapmak istemiyorum. Artık korkularımın esiri olmak istemiyorum. Öfkemi kontrol etmeye niyet ediyorum. Beni öfkelendiren herşeyi kabule geçiyorum, ruhumdan bedenimden enerji alanımdan iptal ediyorum ve evrene iade ediyorum. Dengede olmayı dengede kalmayı seçiyorum. Hasar vermektense o kişiye sevgiyle bakabilmeyi seçiyorum. Ben çok güçlüyüm. Bu gücümü sevgiyle ve iyi bir şekilde kullanmaya niyet ediyorum. Ben sakin oldukça etrafımdaki tüm negatif uyaranlar tek tek ya yok olup gidecekler ya da sakinlik frekansına geçerek duruma adapte olacaklar. Kendimi seviyorum. Rahat bir şekilde dengede ve huzurla yaşamak güvende olmak benim hakkım. Bunu hakediyorum ve buna layığım. ” Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi- sifachi.com


Yorum bırakın

imageHer kime, ne söz vermiş isen, bu söz senin özgürlüğünü kısıtlıyor ise, bir süre sonra üzerinde bir yük küfesi haline gelir. Ağırlaşır, omuzların öne düşer ve uykusuzluk başlar. Her gün, kendi rızanla, yapmayı çok istediğin, sana nefes aldıracak ve iyi gelecek şeyleri yapamamak, sende öfke ve hırsa sebep olur. Yapanlara bakarsın imrenirsin. Kendine bakarsın üzülürsün. Kendine bir yaşam koridoru aç. Motor kullanmayı çok mu seviyorsun, evlendikten sonra eşin kendi kaybetme korkusundan dolayı seni bundan kısıtladı mı? Eşinle tekrar konuş durumu izzah et. Dalgıçlığın var da arkadaşların giderken sen her hangi bir sebepten veya sevgilinin aynı zaman diliminde çalışmak zorunda olduğundan o dalışa gidemiyor musun? Sevgiline ondan izin almak zorunda olmadığını ama onun da rızasıyla gönül rahatlığı ile gitmek istediğini söyle.
Ne yaparsan yap hayallerine kimse için ket vurma. Sana ne iyi geliyorsa ne seni ileri taşıyorsa ve ne ruhunu dinlendiriyorsa onu yap. Bunu yaparken dengede ol ve kalp kırma sadece kendin ol ve kendini ifade et. Sakinlikle neşe ile ve huzur ile yoluna devam et. Çünkü ruhun bunu istiyor. Ruh ile beden dengesi aslında hayatını ve çevreni de dengeye getirir. Senin dengen huzurun mutluluğun yüksek bir zirveden yuvarlanan kar tanesinin dev bir sevgi topu olarak git gide bütür. Kendi içindeki şifacı devreye girer. Hem kendini şifalandırmış olursun hem de çevren şifalanmaya başlar. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi- sifachi.com


Yorum bırakın

Cesur ol Nefes al

image.jpegYaş ilerledikçe, kendini işte, evde devamlı çalışma halinde bulur insan. Eve gelir, tam ayağını uzatıp televizyonda sevdiği filmi izlemek ister, olmadık birşey arıza yapar. Hayda nereden çıktı bu, dersin. Tam taksitleri bitirmişsin, nefes alacaksındır sana yeni bir ödeme kapısı açılıverir önüne. Kendin için harcama yapabilmeye hiç sıra gelmez. Kendine vakit yaratabilmen zorlaşır. Zorlaşır ama imkansız değildir. Bütün olay bir an durup çevrendeki işaretleri okuyup, ben kendime vakit ayırıyorum arkadaş diyebilmektir. İşte o zaman içindeki cesur yürek nefes almaya başlar. Uzun bir aradan sonra gelen ilk adım, hep acemiliktir. Tıpkı yeniden bisiklete binmeye çalışmak, yeniden suya dalmak için ekipmanlarını takmak ve yeniden spora başladığında ertesi gün yaşayacağın hamlık ağrılarını hatırlamak gibi, hep acemilik çekersin. O an vazgeçme sakın. Sana neden bu kadar kendini ilk günden zorladın diyenlere, söyleyecek bir cevabın olsun.
Kendim İçin, Kendimi Yeniden Özgür ve Güçlü Hissetmek İçin.
İkinci ve üçüncü adımı attığında, görevi seni mevcut çerçevende tutmak o durumu korumak olan Ego’nun cephanesi biter. Artık bulaşık makinasının bozulması, televizyonun arızalanması gibi aksilikler sona erer. Ego seni bu bahanelerle yerinde tutamayacağını anlar ve şu an bulunduğun yeni çerçevenin koşullarına
Okumaya devam et →