Senin limitlerin nedir? Ne kadarına cesaret edersin? Neler seni durdurur? Neler korkutur? Korktuğun aslında dış etkenler midir, yoksa asıl kortuğun şey dizginlemeye çalıştığın kalın çelik duvarlar içine hapsetmeye çalıştığın hislerin, duyguların ve dürtülerin midir? Kendin midir en korktuğun? Hayatta birçok mücadeleden geçmiş kimi zaman ağır yaralar almış, darbe yemiş, yenilmiş, galip gelmiş, kazık yemiş veya tecrübe kazanmış olsan da, şu an öyle veya böyle bulunduğun ortam hayalindeki gibi olmasa da, güvenli bir limandır. Bu limanda şartlar ılımandır yeterli imkanlar sağlanmıştır. İçindeki ses yenilik, değişiklik adrenalin diye haykırsa da celik duvardan kulaklara ancak bir fısıltı gelir. Hangisi doğrudur? Kendini güvenli limanda kısıtlayarak zamana yenilmek ve çürümek mi? Açık denizde sürat yaparken sert dalgalarda yıpranmak mı? Yok mudur bu ikisinin ortası? Bu ikisinin ortasına ulaşmak için öncelikle kendinizi iyi tanımanız gerekir. İkinci adım kendinle barışmak ve kendine verdiğin cezaları iptal etmektir. Üçüncü adım hayatta kaliteli vakit geçirmeyi öğrenmektir. Kaliteli yaşam, illaki zengin yaşamak anlamına gelmez. Öncelikle kendinle geçireceğin, hayallerini gerçekleştirdiğin güzel zaman, sonra ailenle ve sevdiklerinle geçirdiğin hoş vakit kaliteli zamandır. Bu hayatta bir insanın en önemli kazançlarından biri iyi anı koleksiyonu yapabilmektir. Koleksiyona ne kadar çok, iyi anı eklerseniz, hayatınız o kadar zenginleşir. Unutmayın bir gün gelip de kum saati o son kum tanesini düşürdüğünde, hayat bittiğinde geriye hep iyi ve güzel yaşanmışlıklar harika anılar kalacaktır. Eşiniz, sevgiliniz, çocuğunuz, aileniz ve dostlarınız vay be ne günlerdi diyerek hep sizi koleksyonunuzdaki değerli anılarla anacaklardır. Kendi değerinizin farkına varın, kendinizi sevin ve hiçbir zaman “Keşke yapmış olsaydım” demeyin. Sizin limitleriniz ne ise hepsini sonuna kadar kullanın. Kendinize, kendiniz olma fırsatını verin ve kaliteli zaman geçirin. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi