Serkan Sorguç

Size Özel Seanslarla Kendinizi Keşfedin…


Yorum bırakın

Son Nefes

Son nefesinde kimin yanında olmasını istersin? Kime o son nefesi emanet edersin?

Kimin bu sorumluluğu kaldırmaya gücü yeter?

Kim, seni, bu yükü alacak kadar, canı kadar sever ve sana o sevgiyi gösterir? 

Annen mi? Baban mı? Evladın mı? Kardeşin mi? Ya da çocuğun yerine koyduğun ve çok sevdiğin mi? Sevgilin mi? Aşkın mı? Nişanlın mı? Hayat arkadaşın mı? Arkadaşın mı? Ya da bunların hepsi mi? 

Kim? veya Kimler, mitolojide ve eski inanışlarda yer alan o kayıkçıya geçiste altın parayı verir?

O kişi, eğer başkası için sen isen? Görevini göz yaşları içinde yaparken, bu sorumluluğu aldığın için Yaradana şükretmen gerek. 

Şükret ki senin önündeki bir sürü imtihanı, güven kazanarak iyi insan ve iyi bir kalp olarak geçme yolunda ilerliyorsun. Pişiyorsun. Seviliyorsun ve çok seviyorsun. 

Elini son nefese kadar tuttuğuna, son nefesinde senin varlığını, dokunuşunu ve kokunu hissedene, o an veya yıllar sonra de ki 

” Ben yanındayım. Ben her ne yolculuğa çıkıyorsan seninleyim. Yıllarca bana güven verdin. Beni korudun kolladın. Bana can dostu oldun. Koşulsuz ve karşılıksız sevgi olabileceğini öğrettin. Allah senden razı olsun. Ben çok razıyım. İyi ki hayatımın çok önemli bir parçası oldun. İyi ki bu dünyada hayatını, sevgini ve nefesini benimle paylaştın. 

İyi günümde, mutlu anımda, sevgimde, güvene ihtiyaç duyduğumda, odamda, uykumda her anımda, benim hayatımda, her an yanımda oldun. İyi ki beni hissettin ve bende sen oldum. Sana bu dünyada ve diğerinde hakkımı helal ediyorum. 

Şu an her ne yapıyorsan mutlu ol. Çünkü ben de artık mutlu olmayı seçiyorum.

Madem bu boyutta bu dünyada buraya kadarmış, ben de kabuldeyim. Bana bu imkanı bu onuru, bu görevi uzun süredir bana sunan yüce Yaradanıma şükürler olsun. Hamdolsun. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi 


Yorum bırakın

Hedefi yaşamak

Her gün o gün ne yapmak istediğimizi yaşıyoruz. Hayatımıza neyi ve kimi nasıl çağırdımıza çok dikkat etmeliyiz. Hedefi düzgün belirlemek, kendi kapasitemizin farkına varmak. Şifalanırken şifalandırmak hep bizim elimizde. Her sabah kalktığımızda işe veya okula girerken gününü şifalandırmalıyız. İste, niyet et, hazır ol ve şükret ki hayrına ise olsun. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi


Yorum bırakın

Hayallerin Peşinden Koşmak

Hayallerinizin peşinden ne kadar koşabilirsiniz? Bu hayalleri gerçekleştirmek için yeterince cesaretiniz var mı?Yeterince güçlü müsünüz?

Özgür olmanın bedelini ödemeye hazır mısınız?

Sırf hayallerinizin pesinde koşmak ve kendinizi ben de buradayım diyerek hissetmek için, rahatınızdan, konforlu yaşantınızdan vazgeçebilecek misiniz?

Bütün bu soruların cevabi evet ise, adim atmadan önce son bir kez düşünün, bilin ki kendinizi yasamayı seçtiğiniz an, önünüze asmanız gereken bir sürü engel ve başarmanız gereken bir sürü sınav çıkacak. Egonuz sizi kendi kutucuğuna geri sokmak için tüm gücüyle çalışacak ve en kötüsü en yakınınızdakilerin aslında iyi gün dostu olduklarını anlayacaksınız. Size destek vereceğine inandığınız herkes, sanki bu dünyada değilmiş gibi sırra kadem basacak.

Ok yaydan çıktığı an, tüm bunlara hazırlıklı olun. Tüm bu zorluklara rağmen insanın kendini yaşaması gibisi yoktur. Çünkü hepimiz tam ve bir bütünüz. Kendi enerjisini hisseden insan, aslında sonsuz bir ışık olduğunu görmeye başlayacak ve farkındalığı artacaktır. Teker teker hayallerini yakalamaya başlamak insana ben her şeyi yapabilirim hissini getirir.

Bu noktada tehlike çanlar tekrardan çalmaya başlar. Aman dikkat, kalbinizin derinliklerindeki vicdan, merhamet ve saflığı hiç bir zaman kaybetmeyin. Hayallerinizin peşinden koşmaya başlamadan önceki halinizi hiç aklınızdan çıkarmayın.

Neredeydim ve nerelere geldim. En önemlisi, nasıl ve ne koşullara göğüs gererek geldim olgusunu daima kendinize hatırlatın. Hatırlatın ki elde etmiş olduğunuz kazanımların farkındalığını, başarmanın verdiği hazzı hep yaşayın.

İnsan bir şeyin değerini ya kaybettiği zaman ya da ona ulaşmak için çektiği zorlukları, gösterdiği cesareti, vermiş olduğu mücadeleyi unutmayınca bilir. Siz Unutmayan Taraf olun. Kendisini keşfeden, ayaklarının üstünde güçlü duran, sevdiği her şeye sımsıkı sarılan onları koruyup kollayan, çevresine sevgi ve mutluluk enerjisi yayan kişi olun.

Kısacası kendiniz olun ve kendi BEN’inizi yaşayın. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi


Yorum bırakın

Sevgilim ve Hayat Arkadaşım

Sevgilim ve Hayat Arkadaşım…Çok hoşlandığın birisiyle tanışırsın, sevgili olursun ilişkin ilerler artık beraber yaşamaya karar verirsin, birliktelik çok güzel gelir, için kıpır kıpırdır, her anını onunla geçirmek istersin. Paylaşırsın, aklında tek başına yapmaya cesaret edemediğin herşeyi, tüm çılgınlıkları onunla yapmak istersin ve yaparsın. Onunla birlikte vakit geçirmek için, yeri geldi mi fedakarlık yaparsın, kendine ayıracağın değerleri sonuna kadar onunla paylaşırsın ve böylelikle zaman akıp gider. Akıp giden bu zaman, kalbindeki Sevgili konseptini, Hayat Arkadaşlığına çevirir. Sevgili olmak ve Hayat Arkadaşı olmak arasında çok ince bir çizgi var gibi gözükse de yeni almış olduğun bu rütbenin sorumluluğu çok daha ağırdır. Sevgili iken, kalbin pır pır ediyorken göstermiş olduğun tahammül, sineye çekme, onu öyle kabullenme, yerini, sabırsızlığa, anlamak istememeye, isyana, ters cevaplar vermeye bir anda bırakabilir. Eskiden keyifle göstermiş olduğun o anlayış ve tolerans, yeni durumda kulakların tarafından işitilmez, mantığın tarafından anlaşılmaz olabilir. 

Uzun zaman birlikte yaşayan çiftlerin herbiri hayat arkadaşının nerede nasıl davranacağını, kapasitesini, içindeki potansiyelin ne kadar büyük olduğunu, aslında istese neleri en ince detayına kadar planlayabildiğini çok iyi bilir. 

Arabasını yeni almış birinin arabaya oturuş tarzı, heyecanı takdiri ve buna sahip olmayı başarmanın o kişinin yüzüne verdiği hazzı hiç izlediniz mi? O ifadede, arabayı ilk aldığındaki o heves araştırma ve test etme içgüdüsü, içi kıpır kıpır eden o coşku vardır.

Peki ya aynı arabayı uzun süre kullanmış olan bir taksi şoförü yada hep aynı işe aynı arabayla yıllarca aynı yoldan giden bir sürücü hangi duygu içerisindedir? Öncelikle kafasında, arabasına ne zaman bakım yaptıracağı, nereden bir aksilik çıkabileceği vardır. Daha önce birkaç kez deneyimlediği için çok dur kalk trafiğe girdiği zaman hararet yapma ihtimalinin olduğu, 130 u geçerse sağ taraftan sesler geldiği, radyonun üçüncü kanal düğmesinin çalışmadığı, sürücü panelindeki çatlak, ve daha bir sürü faktör hep aynıdır, ve artık o sürücü için bütün bunlar sıradandır. Araba ne kadar aksesuarlı ne kadar prestijli de olsa, o kişinin gözünde kıymetsizleşir. Piyasadaki yeni araçlarla, yeni heyecanlarla kıyaslar kendi arabasını, aslında kendi arabasının ne kadar ferah, bagajının ne kadar geniş, vergisinin ne kadar düşük ve ne kadar yakıtı az tükettiğine bakmaz. Yeni arabanın led farları, yuvarlak dizaynı daha bir ilgi çekicidir.

Sevgili olmak ve Hayat Arkadaşı olmak arasında aslında çok ciddi bir ayrım vardır.

Hayat arkadaşı olduğunuzda o kişinin kıymetini bilmek çok önemlidir. Onun kalbini kırmamak, sizi düşünerek yaptığı fedakarlıkları görerek, düzgün bir insan olmanın gerekliğini yerine getirirken, bunu hep öyle yaptığı için, o zaten hep iyi diyerek o kişiyi ve size karşı olan sevgisini sıradanlaştırmamak gerekir. Çünkü sevgili ile hayat arkadaşı arasındaki en büyük fark Arka-daş yani arkanızı güvenle dayayabileceğiniz sizinle bütün olmuş, sizinle Bir olmuş kişidir. Her hayat arkadaşı, hayatınızda bir dönem sevgiliniz olmuştur ama her sevgiliden hayat arkadaşı olması mümkün değildir. 

Hayat arkadaşınızı yaşadığınız vakti monotonlaştırmayın, öyle bir durum var ise dönün ve onunla geçirdiğiniz o güzel anları tekrar düşünün. Ona hiç bir sebep olmadan aniden “Seni Seviyorum” deyin. Seni Seviyorum, uzaklaşmış kalpleri yakınlaştıracak çok önemli bir anahtardır. Unutmayın, insanlar birbirlerine neden bağırır? Kalpleri birbirinden uzaklaşmışsa, onun kalbine sesini duyurabilmek için bağırır. Sevgiyle . Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com


Yorum bırakın

Dinlenmesini Bil

Yorulduğun zaman, aç kaldığın zaman arka arkaya darbeler üzerine çokça geldiği zaman, olaylara, insanlara ve etrafındaki herşeye olan toleransın düşer. “Ben iyiyim birşeyim yok” dersin ama baş ağrısı çekersin, oturduğun koltuktan kalkıp o yemeğe, o toplantıya gitmek istemezsin. Öfke saçmaya başlarsın. 

Dinlerin çoğunda ‘bu din barış ve sevgi dinidir’ diye yazar. Barış ve sevgi frekansı toleranslıdır. Yeri geldiğinde durmayı, yeri geldiğinde susmayı ve diğer bakış açısını anlamaya çalışmayı tavsiye eder. Öfkeden, kavgadan, kırıcı olmaktan uzak tutmaya çalışır. 

Her ne kadar iyi bir insan olsan da vücudun ya da ruhun yorgun olduğunda sen olmaktan çıkarsın. Çünkü o an kendini değersiz kılarsın. Yapman gerekenleri senden daha önemli hale getirirsin. Çareyi ve cevabı çok uzaklarda arama. Kendini bu duruma sokan sensin. İnatçılığın, mükemmelliyetçiliğin, takdir edilmeme korkun ve başkası ne der korkun da senin bu duruma düşmendeki en büyük ortakların.

Bu durumda bir anda frene basıp vücudunu ve ruhunu ne dinlendiriyorsa, (kimine göre uyku, kimine göre müzik, deniz vs.), her ne seni dinlendiriyorsa, onu yap. Toleransın, sevgin, şifacılığın, bilgi ve tecrüben etrafında seni seven yada sevgi arayan herkese lazım. İçindeki şifacıyı keşfet. Sen çok değerlisin ve iyi ki varsın. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi


Yorum bırakın

Tek Değilsin

Teklikten bütüne doğru yolculuğunda, doğru yerde konumlanabilmek için diğer parçaları da anlamak hissetmek ve duruşlarına göre nereye yerleşeceğini farketmek lazımdır.Her ne kadar ruhun tek ve çok güzelse de evrenin dinamikleri içinde, sen de bütünün çok güzel parçasısın. 

Tüm güzel parçalar harmoni içinde birbirleriyle bağlandığında, muhteşem bir resim ortaya çıkar. 

Kendine değer ver ve bütünün parçası olduğunu hisset. Akışa gir ve o akışta kal. O muhteşem tablo senin ve senin gibilerle tam ve bütünlüğe ulaşacaktır. Sevgiler Serkan Sorguç Şifachi – sifachi.com


Yorum bırakın

Hazır mısın?

Farkındalığın artmaya başladığında bazen hiç olmadık aksilikler ardı ardına gelmeye başlar. Neye uğradığını şaşırırsın. Tıpkı, uzun bir süre sonra telefonunu bir internete bağladığında, mesaj alındı uyarının ardınardına gelmesi gibi, sen de kapalı olan algını bir şekilde açarak yayına bağlandığında, her yönden mesajlar sana gelmeye başlar. Önemli olan “bu olaylar silsilesi bana neyi anlatıyor?” Sorusunun yanıtını bulabilmektir. Bulduğun her doğru cevap, tekamül merdiveninde seni bir basamak yukarı çıkartacaktır.

“Peki bu cevapları nasıl bulabilirim? ” Sorusunun cevabı da kendini iyi tanımaktan, iç sesine ve kalbine kulak verebilmekten, yaşadığın olayları tecrübeleri doğru analiz etmekten geçer.

İnatçılığından, hata yapma korkundan, başkası ne der korkundan ve değişime direncinden vazgeçtiğin an, hayatını daha huzurlu ve anlamlı yaşamaya başlayacaksın. 

Sana ardı ardına gelen hatırlatmalar, korkularınla seni yüzleştirip onlardan kurtulmanı sağlamaya çalışmak içindir. Daha iyi, daha mutlu ve sevgiyle yaşaman içindir. Ne kadar değerli olduğunu sana tekrar göstermek içindir.

Artık uyan ve kendi güzelliğinin ve kalbinin farkına var. Aynanın karşısına geç ve 

“Artık uyandım ve farkındayım. Seni çok seviyorum. Sen çok değerlisin.” De kendine. İnan aynadaki yansımanın buna çok ihtiyacı var. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi 


Yorum bırakın

Kendin ol

Bazısı çok bencildir, anlamak istemez.Bazısı çok zavallıdır, kabul etmek işine gelmez.

Sen, neden onu, kendin gibi görüyorsun? Görme. 

Senle aynı yere baksa da görmeyi bilmez.

Aynı şeyleri duysa da anlamayı bilmez.

O kendince haklıdır. Salıver gitsin. Sen, o boyuta, o çerçeveye ait değilsin. Ya görmemezlikten gel rahat edersin; ya anlamamazlıktan gel kafan şişmez. Sen kendi ışığının aydınlattığı yere git. Orada ruhunun arzuladıklarını bulacaksın. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi- sifachi.com


Yorum bırakın

Kutsal hazine – yaşam

Yaradanın insana verdiği yaşam, fırsatların en kutsalıdır. Aldığın bir nefes aslında bir mucizedir. İhahi sistemde tasarlanan bu mükemmel mekanizmanın kıymetini bilmelisin. Sağlığın yerinde iken, elin ayağın tutuyorken, seni bir yerden bir yere götüren ayaklarının, sevdiğin herşeye sımsıkı tutunmanı sağlayan ellerinin, seven kalbinin düşünen aklının kıymetini bil. Aldığın her bir nefes sana verilen yaşam kum saatinin aşağı düşen bir kum tanesidir. 

Bu yüzden Kullandığın her bir nefesi değerli kıl. Buna önce kendini farkederek ve kendine değer vererek başla. Kanıt istiyordan gözünün ferine o güzel ışığına bak. Tüm sırlar orada gizli.

Kendin için güzel bir şeyler yap. Bırak artık gereksiz yükleri taşımayı. Sen bu dünyaya dert ve stres hamallığı yapmaya gelmedin. Sen, sana verilen kutsal fırsatı değerlendirmeye geldin. Bu günü ve bundan sonraki her günü takıntılarından, korkularından tek tek kurtulmuş olarak geçirmeni dilerim. Yüce Allahım, sana ve tüm sevdiklerine deneyimlemeye hazır olduğun tüm güzellikleri yaşatsın. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi