Serkan Sorguç

Size Özel Seanslarla Kendinizi Keşfedin…


Yorum bırakın

Hakkımızda

1971 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesinden sonra Boğaziçi Üniversitesi inşaat mühendisliği okudum. İngiltere’nin Cardiff şehrinde img_9490Glamorgan Üniversitesinden İnşaat ve İşletme çift anadaldan mezun oldum. Romanya, Azerbaycan gibi ülkelerde profesyonel olarak temsilcilik ve dış ticaret işerinde uzun yıllar çalıştım. Askerliğimi yaptıktan sonra büyük firmalarda Satınalama ve Dış Ticaret Müdürlükleri yaptım. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunda koordinatörlük görevinde bulundum. 10 ülkenin oluşturduğu Ekonomik İş Birliği Teşkilatı Sanayi Ve Ticaret Odaları Genel Sekreterliği görevinde bulundum. 1988 den beri Ralli sporu yapmaktayım. Milli sörçü ve mili ralliciyim. Deniz ve motor sporlarının her dalını severim. Doğaya, hayvanlara, ve antik tarihe aşığım. Bana hayat enerjisi veren, sorumluluk duygusunu aşılayan tatlı bir kız çocuğu babasıyım. 2000 yılından beri meditasyon yapmaktayım. 2001 yılında Hindistan’ın meditasyon konusunda en önemli bölgelerinden biri olan Karnataka şehrinde meditasyon eğitimi aldım. 2010 yılında Singapur da aldığım başka bir eğitim ile Meditasyon Master’ı oldum. On üç sene boyunca bir çok meditasyon öğretisini elden geldiğince öğrenmeye ve özümsemeye çalıştım. Almış olduğum öğretilerin bir karması olan Visrama Meditasyonunu 2012 yılında hayata geçirdim. İngiltere merkezli Uluslararası Meridyen ve Enerji Terapileri Birliği (AMT) onaylı EFT Master Uygulayıcısı sertifikasına sahibim. Merkezi Amerika’da bulunan Access Consciousness’de Aceess the bars sistemi uygulayıcı diploması aldım. Reiki Master Diploması sahibiyim. Bunların yanı sıra Pranik Şifa, Shambala Çok Boyutlu Şifa Sistemi, Nefes Terapisi ve Enerji Terapileri konularında birçok eğitim aldım ve bu konularda Master oldum. 2012 yılında, iyi olduğuma inandığım ve insanlara yardım ederken keyif aldığım Visrama Meditasyonunu profesyonel anlamda yapabilmek için Meditasyon ve Kişisel Gelişim Merkezimi kurdum. Bu merkezde, danışanlara, kişiye özel, Meditasyon Seansları, Enerji Terapileri, Access Bars Seansları, Nefes Çalışmaları, Pranik Şifa Seansları, Çakra Dengeleme, Reiki Seansları, Ayak Detoksu, EFT, Shambala, Bioenerji Seanları yapmaktayız.

Sevgiyle … Serkan Sorguç

 

keyifli alışveriş röportaj4

keyifli alışveriş röportaj2


Yorum bırakın

Meditasyon Beyni Şarj Eder – MArc Kaufman’ın Araştırması

beyinSon zamanlarda yapılan beyin araştırmaları, yüzyıllar boyunca Budist meditasyon ustalarının koruduğu bir geleneğe dair somut kanıtlar ortaya çıkarmaya başladı. Bu kanıtlar, Zihinsel disiplin ve meditatif uygulamaların beynin çalışma şeklini değiştirebildiğini ve farklı düzeylerde farkındalıkların elde edilmesini sağlayabildiğini göstermektedir.

Bu değiştirilmiş haller günümüze kadar geleneksel anlayışla, fiziksel olarak ölçülen ve objektif olarak değerlendirilebilen dünyanın dışında, aşkın terimler yoluyla ifade edilmiştir. Ancak son birkaç yıl boyunca Wisconsin Üniversitesi’nde Tibetli Rahiplerle çalışmakta olan araştırmacılar bu zihinsel deneyimleri yüksek frekanslı gama dalgaları, beyin senkronizasyonu ve koordinasyonu gibi terimler ile ifade ederek bilimsel bir dile çevirmeyi başarmışlardır. Araştırmacılar meditasyonla ilgili beyin aktivitesinin alnın sol arka kısmında yer alan prefrontal korteks denilen alanda yoğun olduğunu saptamışlardır.
Üniversitenin 10 milyon dolarlık yeni fonksiyonel beyin görüntüleme ve davranış bilimleri laboratuarı olan W. M. Keck Laboratuarı’ndan sinir bilimci Richard Davidson, uzun süreli meditasyon uygulayıcılarının beyin aktivitelerinin daha önce hiç görülmemiş bir ölçüde olduğunu keşfettiklerini belirtmiş, zihinsel uygulamaların beyin üzerinde golf ya da tenis antrenmanının performansı geliştirmesi gibi bir etki yarattığını ve bu durumun beynin çoğu insanın hayal bile edemeyeceği şekilde eğitilebilir ve Okumaya devam et


Yorum bırakın

Yaşam ve Yankı – Baba oğul arasında bir hikaye

baba ve oğulBir adam ve oğlu ormanda yürüyüş yapıyorlarmış.
Birden oğlan takılıp düşüyor ve canı yanıp “AHHHHH” diye bağırıyor.İleride bir dağın tepesinden “AHHHHH”diye bir ses duyuyor ve şaşırıyor.Merak ediyor ve “SEN KİMSİN?” diye bağırıyor.Aldığı cevap “SEN KİMSİN?” oluyor.Aldığı cevaba kızıp “SEN BİR KORKAKSIN” diye tekrar bağırıyor.Dağdan gelen ses “SEN BİR KORKAKSIN” diye cevap veriyor.
Çocuk babasına dönüp
“BABA NE OLUYOR BÖYLE?” diye soruyor.
“OĞLUM” diyor adam, “DİNLE VE ÖĞREN!” ve dağa dönüp “SANA HAYRANIM!” diye bağırıyor. Gelen cevap “SANA HAYRANIM!” oluyor.Baba tekrar bağırıyor “SEN MUHTEŞEMSİN!” Gelen cevap “SEN MUHTEŞEMSİN!”
Oğlan çok şaşırıyor, ama halen ne olduğunu anlayamıyor.
Babası açıklamasını yapıyor,

“İnsanlar buna YANKI” derler.Ama aslında bu “YAŞAM”dır.
“Yaşam daima sana senin verdiklerini geri verir.
Yaşam yaptığımız davranışların aynasıdır.
Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev!
Daha fazla şefkat istediğinde daha fazla şefkatli ol!
Saygı istiyosan insanlara daha çok saygı duy.
İnsanların sabırlı olmasını istiyosan sende daha sabırlı olmayı öğren.
Bu kural yaşamımızın bir parçasıdır,her kesiti için geçerlidir.”
” Yaşam bir tesadüf değil,yaptıklarınızın aynada yansımasıdır.”


Yorum bırakın

İletişim

Selanik Bulvarı, Gökşin Sokak  No:4

Kemerburgaz Eyüp İstanbul

Mobil: 0542 710 96 60

e-mail: mserkans@gmail.com

instagram: serkansorguçşifachi

facebook: serkan sorguç (ŞifaChi)

← Geri

Yanıtınız için teşekkür ederiz. ✨


Yorum bırakın

Hayata Dair Hikaye: Kavanoz ve İki Kahve Fincanı

iki fincan kahveBir gün bir Felsefe profesörü, elinde birkaç kutu olduğu halde derse gelir. Ders başladığında, hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alır ve ağzına kadar tenis topları ile doldurur ve öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar. Öğrenciler ittifakla kavanozun dolduğunu ifade ederler. Bu sefer profesör önündeki kutulardan bir tanesinden aldığı çakıl taşlarını, çalkalayarak kavanoza döker.Böylece çakıl taşları kayarak, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurur ve öğrencilere tekrar kavanozun dolup dolmadığını sorar, onlar da ´evet´ doldu derler.Profesör bu defa masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve içindeki kumu yavaşça kavanoza döker. Tabii Ki kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları doldurur. Ve tekrar öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar.Öğrenciler de koro halinde ´evet´ derler. Bu sefer profesör masanın altında hazır bekleyen 2 fincan kahveyi alır ve kavanoza boşaltır.Kahve de kumların arasında kalan boşlukları doldurur. Öğrenciler gülerler!

Profesör öğrencilerin gülüşünü destekleyerek ´eveet´ diyerek; ben ´Bu kavanozun sizin hayatınızı simgelediğini ifade etmeye çalıştım ´ der.

Şöyle ki; Bu tenis topları hayatınızdaki önemli şeylerdir; aileniz, çocuklarınız, sıhhatiniz, arkadaşlarınız ve sizin için önemli olan şeylerdir. Diğer şeyleri kaybetseniz de, bu önemli şeyler kalır ve hayatınızı doldurur. O çakıl taşları ise daha az önemli olan diğer şeylerdir; işiniz, eviniz, arabanız vs. Kum ise diğer ufak tefek şeylerdir.

´Şayet Kavanoza önce kum doldurursanız…´ diye, anlatmaya devam eder, ´çakıl taşlarına ve özellikle de tenis toplarına (yeterli) yer kalmaz. Aynı şey hayatımız için de geçerlidir.

Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz, önemli şeyler için vakit kalmayacaktır . Dikkatinizi mutluluğunuz için  Okumaya devam et


Yorum bırakın

Mevlana’dan oğluna mutlu yaşam öğüdü

“Ey oğul! Eğer daima cennette olmak istersen,herkesle dost ol.Hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma! Fazla bir şey isteme ve hiç kimseden de fazla olma! Merhem v emum gibi ol! İğne gibi olma!Çünkü bir adamı dostlukta anarsan,daima sevinç içinde olursun.İşte o sevinç cennetin ta kendisidir.Eğer bir kimseye düşmanlıkla anarsa ,daima üzüntü içinde olursun.İşte bu dert de cehennemin ta kendisidir.Dostlarını andığın vakit gönül bahçen çiçek açar,gül ve fesleğenlerle dolar.
Düşmanları andığın vakit,gönül bahçen diken ve yılanlarla dolar.Canın sıkılır,içine pejmürdelik gelir”


Yorum bırakın

Olduğun gibi görün….

Güneş gibi ol şefkatte,merhamette.
Gece gibi ol ayıpları örtmekte.
Akarsu gibi ol keremde,cömertlikte.
Ölü gibi ol öfkede ,asabiyette.
Toprak gibi ol tevazuda,mahviyette.
Ya olduğun gibi görün,ya göründüğün gibi ol.
Mevlana


Yorum bırakın

Anne Sevgisi

anne sevgisiBir annenin çocuğuna olan sevgisi sizce ne zaman başlar?

Hamile olduğunu öğrendiği anda mı  yoksa yavrusunu ilk kucağına aldığı zaman mı ?

Bu kutsal bağ her gün her saniye durmadan nasıl büyür ve gelişir?

Dünyada Anne Sevgisi kadar güçlü başka bir enerji var mıdır?

Anne  Sevgisi dediğimizde hem bir annenin çocuğuna olan sevgisi hem de çocuğun annesine olan sevgisi olarak değerlendirebiliriz.

Küçük yaşlarda bir çocuk için, anne, ona her zaman kol kanat geren, bilgisiyle şefkati ile doğru yolu gösteren, güvenli bir limandır. Ergenliğe geldiğinde çocukta isyanlar başlar. Kendi kararlarını kendisi vermek ister. Annenin koruma kalkanının dışına çıkarak, hayatı kendi deneyimlemek, özgür olmak ister. Her zaman bilir ki, annesi kötü bir şey olursa nasılsa hep onun yanındadır. Çocuk için garip bir rahatlıktır bu; çünkü ne olursa olsun anne her zaman vardır ve fırtınada yanaşılacak yegane güvenli limandır.

Otuzlu yaşlarda, söz, nişan, düğün, derken minik kuş kanatlanır ve kendi yuvasını kurar. O güne kadar süre gelmiş bütün dengeler artık Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kendinize en son ne zaman vakit ayırdınız?

kuantumdaben1Telefonunuz çalmadan, bir yere yetişme endişeniz olmadan, o gün yapılması gerekenleri düşünmeden….

Ne zaman, bu gün bir iki saat, sadece kendime vakit ayıracağım dediniz? Gerçekten düşünün bir.
Çok uzun zaman olmuş değil mi?

Çocuklarınızla, eşinizle, anne babanızla, kardeşinizle yakın çevrenizle etkileşimlerde hep koşturdunuz, hep onların iyiliği için bir çok fedakarlıklarda bulundunuz, onları korumak kollamak için kalkan olmaya çalıştınız.
Hayatınızda sizin hayrınıza değişen, sizi rahatlatan hiç bir fark oldu mu?
Macera aksiyon hareket hayatınızdan eksildi mi?
Bir, ohhhh be dünya varmış diyebildiniz mi?
Görüyor musunuz ne koşuşturmaca bitti ne de beklenmeyen olayların sizi bir gölge gibi takip etmesi sona erdi.
Neden ?
Sizin de rahat bir nefes almaya, “işte bunu yapmayı çok istiyordum ve yaptım” demeye hakkınız yok mu?

Şimdi gözünüzün önüne gelen karelerin hepsini başa saralım. En baştan yapmanız gereken şey, aslında kendinize kısa bir süre bile olsa z Okumaya devam et


Yorum bırakın

Hayallerinizin peşinden ne kadar koşabilirsiniz?

kuantumdaben2Bu hayalleri gerçekleştirmek için yeterince cesaretiniz var mı?
Yeterince güçlü müsünüz?
Özgür olmanın bedelini ödemeye hazır mısınız?
Sırf hayallerinizin pesinde koşmak ve kendinizi ben de buradayım diyerek hissetmek için, rahatınızdan, konforlu yaşantınızdan vazgeçebilecek misiniz?
Bütün bu soruların cevabi evet ise, adim atmadan önce son bir kez düşünün, bilin ki kendinizi yasamayı seçtiğiniz an, önünüze asmanız gereken bir sürü engel ve başarmanız gereken bir sürü sınav çıkacak. Egonuz sizi kendi kutucuğuna geri sokmak için tüm gücüyle çalışacak ve en kötüsü en yakınınızdakilerin aslında iyi gün dostu olduklarını anlayacaksınız. Size destek vereceğine inandığınız herkes, sanki bu dünyada değilmiş gibi sırra kadem basacak.
Ok yaydan çıktığı an, tüm bunlara hazırlıklı olun. Tüm bu zorluklara rağmen insanın kendini yaşaması gibisi yoktur. Çünkü hepimiz tam ve bir bütünüz. Kendi enerjisini hisseden insan, aslında sonsuz bir ışık olduğunu görmeye başlayacak ve farkındalığı artacaktır. Teker teker hayallerini yakalamaya başlamak insana ben her şeyi yapabilirim hissini getirir.
Bu noktada tehlike çanlar tekrardan çalmaya başlar. Aman dikkat, kalbinizin derinliklerindeki vicdan, merhamet ve saflığı hiç bir Okumaya devam et