Kendinizi İstanbul trafiğinde işe yetişmeye çalışan bir arabaya benzettiniz mi hiç?
İstanbul trafiği, şu an içinde bulunduğunuz hayatı, siz de önüne her gelen engeli aşmaya çalışan, en iyi alternatif yolu bulabilip en çabuk şekilde varış noktasına ulaşmaya çabalayan, sağına soluna devamlı dikkat etmeye çalışan, başkası çarpmasın diye devamlı dikiz aynasından arkasını kontrol eden bir araç…
Bu araç akan bir yolda gittiğinde pek sorun yoktur. Çalan müzik eşliğinde akıştadır, stabildir ani iniş çıkışa, devamlı frene, gaza, debyaja basmaya gerek yoktur. Sürati az da olsa, araçta denge, öyle veya böyle vardır.
Ne zaman ki trafik kilit hale gelir, işte o zaman tüm algılar açılır ve sensörler devamlı koruma, kollama ve ilerleme moduna geçer. Yeni teknoloji arabalar, trafiğin sıkışması durumunda, araç hareketsiz hale geldiğinde, yakıt tüketiminden tasarruf etmek ve aracın motorunu daha az kullanmak amacı ile Dur/Başlat (start/stop) sistemi ile donatılmıştır. Araç duruyorsa ve ayağınız frendeyse araba durur gaza bastığında başlar. Siz,aracın durduğunu bile bazen hissetmezsiniz. Çünkü farlar, araç içi ışıklar, radyo ve şarj aleti hepsi çalışmaktadır.
İşte bu noktada çok önemli bir konu devreye girer. Akü.
Start stop arabaların aküsü özeldir. Devamlı yük yükle ve boşat, şarj et deşarj ete, göre yapılmıştır.
Özetle siz belli bir yaşta iseniz sizin akünüz bu teknolojideki arabayı akan rahat bit trafikte götürür ama dur kalk, kilit trafikte bit süre sonra dayanamaz çöker, iflas eder. Sizin akünüz, arada uzun süreli şarj ister. Bu da kendine vakit ayırmakla, keyif alacağın güzel bir hobiyi gerçekleştirmekle, arada nefes almak veya işi gücü yarım gün bile olsa bırakıp dinlenmekle mümkündür.
Lütfen kendine vakit ayır. Sonra değil, hemen şimdi planla o vakti. Yaptığın planı bozmadan da mutlaka uygula. Nefes al ve kendi güzel ışığının farkına var. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi- sifachi.com