Kontrol etmek istediğin her şeyin, aslında seni kontrol ettiğini anladığın an, akışta yaşamaya başlarsın. Serkan SorguÇ Şifachi
Buradan ne anlamalıyım?
İstemediğiniz bir olayla karşılaştığınızda, hakkınız yendiğinde, günümüzde sıkça rastanan ‘ben yaptım oldu’ gibi saygısızca bir durumla karşılaştığınızda, hemen ego devreye girer ve sizi saldırı modu olan beta frekansına sokar. Öfkelenirsiniz beyin devamlı çalışır durur ve o konuya takılır kalırsınız. Kendinizi bir anda içinizi kemirip duran ve gol yediğiniz, gol atma fırsatınız olsa da atsam mı? atmasam mı? diye hesapladığınız bir konumda bulursunuz.Bu durumda evrenden gelen kozmik enerjinin, size neyi anlatmaya çalıştığını bulursanız yani başınıza gelen olayın altyazısını okumayı başarırsanız, sakinliğe huzura ve dengeye ulaşırsınız.
Kafanıza taktığınız o küçücük konu, çok kısa zamanda aynı yada daha yoğun enerjide insanların sizin etrafınıza gelmelerine yol açar. Takıntılı olursanız daha takıntılı insanları kendinize çekeceksiniz.
Hayat bu kadar karmaşık değil. Hiçbirşey sizin güzel ruhunuzu üzmeye ve strese sokmaya değmez.
Gece yatmadan “Allahım, neden bunlar benim başıma geldi? bundan ne anlamalıyım? Lütfen benim için en doğru yöntemi bana göster anlamama yardımcı ol. Beni koruyup kolla. Allahım, ruhumla bedenimle sana emanetim.” Diyerek yatarsanız, size en güzel cevap, en güzel yöntemle bir şekilde size iletilecektir. Yeter ki algılarınız açık olsun ve yeter ki duymayı, görmeyi ve anlamayı seçin. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi
İyi olmaya çalış kendin için yap
İyi insan olmaya çalışın. İyi insan olmaya önce kendinizden başlayın. Kendinizi her olayda suçlamaktan vazgeçin. Bunu nasıl yapamadım? Nasıl düşünemedim demekten vazgeçin. Düşünemediysen düşünemedin, yapamadıysan yapamadın. Zaten yapsaydın da madalya takmayacaklardı, yapamadıysan da takmadılar. Kendinize iyi olun ve kendinize iyi davranın. Bir tane daha Sen yok. Bunun kıymetini bilin. Kum saatinden her bir tane aşağı düşerken o akıp giden saniyelere seyirci kalmayın. Mutlu olun, mutlu edin; sevin sevilin; aşkı sevgiyi ve sahip olduğunuz imkanları doya doya yaşayın. Mucizelerin size akacağı harika bir gün dilerim. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi
Hayat bu
Hayat bu, ne zaman ne şekilde akacağı belli olmayan, gürül gürül akan bir nehir gibidir. Bu nehirde illa istediğin yöne gitmeye çalışırsan dümene iki elinle sarılmaya kalkarsın. Kendi motorun olmadığından seni sürükleyip götüren o nehre kafa tutmaya çalışırsın. Evrenin akışına direndikçe, kendini bitmek tükenmek bilmeyen mücadeleler içinde bulursun. Bazen dümeni bırakmak ve teknene ve kaptana güvenmek gerekir. Belli sürate ulaştığında, teknenin burnu akan yöne döndüğünde, herşey bir anda dengeye gelir. Tek yapman gereken kendine güvenmek ve bazı şeyleri oluruna bırakmayı öğrenmektir. Takıntılarından kurtul onların sana şimdiye kadar bir faydası olmadı, şimdiden sonra da olmayacak… Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi
Hazineni keşfet
Her yaşadığın olay, aslında senin çok kıymetli hazinendir. Sana bir sonraki adımında hayatını daha iyi yapabilmenin mesajlarını verir. Satır aralarını iyi okuyup yaşadığın her ne ise, bunların sana neyi anlatıyor olduğunu bulabilirsen tekamül edersin. Bir üst enerji seviyesine geçersin. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi
Maske takıldı mı oyun başlar
Maskemizin ardına gizlenmeye başladığımız an sahne açılır ve oyun başlar. Sonunda bir bakarız ki herkes birbirine benziyor. Herkes aynı sahnede ve herkes kendi maskesinin arkasında. Hayattan keyif almak istiyorsak önce kendimize dürüst olmalıyız. Kalbimize, hayallerimize dürüst olmalıyız. Başkası ne der, korkusu ile, takdir edilme ihtiyacı ile, kendimiz olmaktan çıkarsak, her attığımız adım bizi mutsuzluğa ve tiyatro sahnesine götürür.
Lütfen bugün kendini dinle. Kalbinin sesine kulak ver ve yarım bıtaktığın çocukluk hayallerini hatırla.
Başkasının oyununu oynayacağına, kendi filminin yönetmeni ol.
Bunun için tek yapman gereken, aynanın karşısına geçip, uzun süredir bakmadığın o güzel gözlerine bakıp, seni çok seviyorum demektir.
Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi- sifachi.com
Herşeyi Yapabilme Gücü
Mitolojik zamanda insanoğlu zaman içinde çok güçlenmeye başlamış. O kadar güçlenmişler ki her istediklerini elde etmeye başlamışlar. Kötü niyetli olan insanlar ve kıskanç insanlar, ellerindeki gücü kullanarak, kendinde olmayan ve başkalarının elindekilerini de istemeye başlamışlar. Bu durum kısa sürede insanlar arasında büyük bir kaos başlatmış.Zeus olayların büyümesi üzerine tanrılar heyetini toplamış ve insanların her şeyi yapabilme gücünü, insanlar ve tanrılar arasında çok eskiden yapılmış anlaşmaları bozmadan, nasıl gizleyebileceklerini tartışmışlar. Poseidon, bu gücü denizin derinliklerine saklayalım demiş. Diğerleri, insanlar çok zeki zaman içinde bir denizaltı yaparlar ve sırları ele geçirirler, diye itiraz etmişler. Apollo, o zaman uzayda bir yere saklayalım demiş, yine diğerleri, insanlar uzay gemisi yapar araştırmaları sırasında her şeyi yapabilme gücünü bulabilirler demişler. Zeka, sanat, strateji, ilham ve barış tanrıçası olan ve kurnazlığı ile bilinen Athena, o zaman bu gücü insanların hiç bakmayacakları bir yere saklayalım demiş. Zeus hemen sormuş, “Athena neresidir bu insanların hiç bakmayı akıl etmeyecekleri yer ?”
Athena, yüce Zeus her şeyi yapabilme gücünü insanların kalbine saklayalım. İnsanlar hiç buraya bakmayı aklından geçirmezler demiş. Hikaye bu ya, Zeusun emri ile bu güç kalbin içine gizlenmiş.
Bizler hareketlerimizi davranışlarımızı etrafımızdakilere göre ayarlamaya çalışırız. Başkasının ne yaptığına nasıl davrandığına ne giydiğine, hangi arabayı kullandığına, nerede oturduğuna, işinde başarılı ise hangi yollardan geçtiğine bakar ve onlara benzer şeyler yapmaya çalışırız.
Yukarıdaki hikayede de söylendiği gibi huzuru, mutluluğu, keyifi, başarıyı, aşkı ve sevgiyi yakalamanın en önemli adresi kalbin içine bakmak ve kendini tanımaktır.
Kendine vakit ayırmak ve yaptığın hatalardan, yanlışlardan ya da seçimlerinden dolayı kendini affetmek, kalbin ve koşulsuz sevginin kapılarını size sonuna kadar aralayacaktır.
Güzel bir meditasyon ile gözlerinizi kapatarak kalbinize doğru bakın…. Birkaç defa burnunuzdan diaframınızı şişirerek derin nefes alın ve tekrarlayın…
“ Ey benim en değerli parçam,
Varoluşumda dünyaya gelirken ilk oluşan organım,
Güzel ışığımın merkezi,
Bugüne kadar, bilerek veya bilmeden, seni ihmal ettimse, sana gereken önemi vermedimse, seni hep cezalandırdımsa lütfen beni affet…
Şu andan itibaren seninle yeni bir anlaşma yapıyorum. Bilerek veya bilmeden sana verdiğim tüm cezaları tüm tıkanıklıkları ve tüm blokajları iptal ediyorum. Ey güzel kalbim seni ilahi bir aşkla seviyorum ve sana güveniyorum. Sevmeye ve sevilmeye, mutlu ve güçlü olmaya, huzurlu olmaya niyet ediyorum. Gönül gözümle, güzel yüreğimle istemiş olduğum ve hayrıma olan tüm güzellikleri, kalbimin içinde saklı duran, her şeyi yapabilme gücümle kendime çağırıyorum.
Uzun zamandır ihmal ettiğim ve söylemediğim bir şeyi kendime tekrarlıyorum.
Kendimi çok seviyorum. Kalbimi çok seviyorum. Ben sevgiyi hakkediyorum ve bunu yaşamaya hazırım.’ Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com
Artık Anladım ve Kabuldeyim
Her insan Yaradan’nın güzel bir parçasıdır, harika bir ışıktır. Bu muhteşem mekanizma, itinayla ve en ince detayına varacak şekilde tasarlanmıştır. İnsanı bir dizüstü bilgisayara benzetirsek; sahip olduğumuz bedenimiz bilgisayarcıların ‘hardware’ dedikleri, kasasıyla parçalarıyla tüm fiziki donanımını, ruhumuz da ‘software’ denilen, tüm programlarıyla işletim sistemini bize anımsatır. İnsandaki işletim sistemi mükemmeldir ve tekamül denilen kendini geliştirmeye programlanmıştır.
Tekamül yolculuğunda insan iyisiyle, kötüsüyle, acısıyla, tatlısıyla, kendi yapmış olduğu seçimleri deneyimler ve onların sonuçlarını yaşar.
Aslında, mükemmel bir şekilde hazırlanmış olan bilgisayarın işletim sistemini, dışarıdan müdahale etmek suretiyle bozmak oldukça zordur. Bu sistem ancak içeriden bozulabilir.
Korkular, endişeler, vesveseler, başkalarıyla kıyas etmeler, aşırı kontrolcülük, bencillik, nazar ve haset insanın işletim sistemine bir virüs gibi yerleşir ve donanımı olan bedende arızalar vermeye başlatırlar.
Yaşadığımız Evren, enerjiler ve enerji boyutları üzerinde kurulmuştur. Ünlü bilimadamı Einsteinin teorisine göre ” Hiç bir enerji yoktan var olmaz, vardan da yok olmaz. Ancak bir enerji başka bir enerji formuna dönüşebilir” kavramı, kuantum düşünce sistemi ile birleştiğinde ” Çevrene ve Evrene ne enerji yayarsan, mutlaka o enerjinin versiyonları sana gelir ve onu deneyimlersin” olarak hayatımıza geçer.
Bu kadar teorik bilgiden ve bir çok tecrübeden sonra, artık anladım ki ben eğer kendimi başkalarıyla kıyaslarsam, yargılarsam, başka bir kişinin fahri muhasebecesi gibi hayatını, yaşadıklarını, harcadığı parayı, kenara koyduklarını, nasıl keyif sürdüğünü sorgularsam, aynı tarz yargılamalar, eleştiriler dedikodular en yakınlarım tarafından bana gönderiliyor.
Aslında bütün bunları ben farketmezsem, farkında olmadan bilgisayarımın işletim sistemine küçük yada büyük arızalara sebep olacak virüsleri ben kendim sistemime yerleştirmiş oluyorum.
Ellerim şişiyor, ayaklarım dizlerim ağrıyor, çeşitli alerjilere sahip oluyorum, hastalıklar aksilikler peşi peşini bırakmıyor.
Anladım ki, ben ne zaman kardeşimin hayatı ile kendimi kıyas etsem, ailem de anında beni kıyaslamaya başlıyor.
Anladım ki, ne zaman komşumu eleştirsem, iş yerinde patronum beni eleştirmeye başlıyor.
Anladım ki, ne zaman arkadaşımın yeni aldığı arabayı kıskansam, bütün nazar enerjileri ardı ardına bana geliyor ve en değer verdiğim elektronik aletim bozuluyor.
Anladım ki, ne zaman eşimin hayatını kendi isteklerime uygun yönlendirmeye çalışsam, onu kontrol etmeye başlasam, annem babam yakın çevrem de hemen beni kontrol etmeye ne yapmam gerektiğini bana söylemeye başlıyor.
Anladım ki, ben ne zaman kandırılmaktan korksam, sevgilim beni aldatıyor.
Anladım ki, ben ne zaman sevgilimle kavga etsem, trafikte herkes benimle kavga etmeye çalışıyor.
Anladım ki, ne zaman bu ay çok masrafım var param yok desem, evdeki şofben, elektrik süpürgesi, televizyon sırayla arızalanmaya başlıyor.
Anladım ki Ben Telsiz Anteni Gibiyim. Etrafıma Ne Enerji Yayıyorsam Aynı Frekansta Cevap, Bana Hızla Geliyor.
Ve Anladım ki, ben ışık vererek etrafımı aydınlattığım sürece Evren de beni aydınlatıyor.
Artık kabuldeyim, tüm kontrolcülüklerimi, tüm yargılamalarımı, tüm kıskançlıklarımı bir kenara bırakıyorum. İlahi Akışa Güvenmeyi Seçiyorum. Güvendeyim ve Sevdiklerim Güvende. Şükürler olsun. Hamd olsun.
Çevrenize ve sevdiklerinize hep güzel ışık yaymanız dileğiyle, bugün artık mucizeler dolu harika zamanın başlangıcı olsun. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi -sifachi.com
Bereket İçin Enerji Temizliği
Eğer uzun zamandır beklediğiniz para gecikiyorsa, arka arkaya beklediğiniz ihaleler işler erteleniyor ya da iptal oluyorsa, kendinizi bir anda kötü mutsuz veya gergin hissediyorsanız, paranın bolluk ve bereketin önünde bir tıkanıklık oluşmuş demektir. Para ve bereket kendine, çoğalacağı ve dolup taşacağı yer arar. Enerjisel olarak kirli mekana gelmekten kaçınır. Bu sebeple akışın tıkandığını hissettiğiniz zamanlarda evinizde, ofisinizde enerjisel mekan temizliği yapmanız gerekir. Adaçayı yakmak ve sonra ortamı havalandırmak, temizlik malzemesinin içine üzüm sirkesi ilave edip yerleri temizlemek, Himalaya tuzlu su kasesi kullanmak, ametist, kristal kuartz kristalleri kullanmak himalaya tuzu lambası kullanmak, mum yakmak mekan temizliğine yardımcı olur. Kişisel arınma da önemlidir. Sirkeli su ile yıkanmak, Himalaya tuzu ile yıkanmak, ayakları aksam 10 dk tuzlu suda tutmak, akik, ametist veya kuartz taşı kullanmak enerjisel blokajları çözmede yardımcı olur. Mekanınızı ve kendinizi temizleyin. Hakkettiğiniz güzellikleri, aşkı sevgiyi, parayı, sağlığı bolluk ve bereketi kendinize çağırın. Günün Olumlaması: “Ben para mıknatısıyım. Para bana her türlü kaynaktan ve helal yoldan kolaylıkla ve çabuklukla, attarak gelir. Buna hazırım ve kabuldeyim. ” Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com
Bak ve Gör
Birçok insanın aradığı aslında burnunun dibindedir ama göremez. Bakmayı bilmez, hissetmeyi bilmez veya farkındalığı artmadığı için neyi nasıl algılaması gerektiğini bilmez.Algı az ise aradığı şeyin benzerini başka insanların yaşadıklarında veya sahip olduklarında bulmaya çalışır. Bu en kolay yöntemdir. Kopyala yapıştır geleneği. Acaba kopyaladığın şey, senin iç dünyana, kalbine, ruhuna ve yaşantına uygun mu? Bu bütünlükte harmanlanmış mı?
Bu soruların cevabı hayır ise elde edilrn hedeflerde, pozisyonlarda veya ilişkilerde sorunlar baş göstermeye başlar.
Karşılıklı tölerans azalır, artık beni dinlemiyorlar, önem vermiyorlar, işte üstüme çok geliyorlar diye serzenişler başlar ve en önemlisi bir anda kendini değersizlik girdabında buluverirsin.
Aradığın mutluluk hemen yanı başında. Aynanın karşısına geçtiğinde gördüğün o gözler seni kalbine götürücektir. Dur ve derin derin bak o gözlere. Sevdiğin işi yap, kendini değerli hissedeceğin bir ilişki kur, güvende hissedeceğin bir evin mutlu olacağın çevren olsun. Unutma bazen aradığın şey burnunun dibinde. Yeterki görmeyi bil, yeter ki farket ve yeterki hisset. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi- sifachi.com