Serkan Sorguç

Size Özel Seanslarla Kendinizi Keşfedin…


Yorum bırakın

Hazır mısın?

 Hayatta denge kendini tanıyabilmekle, kendin ile yargısız yüzleşebilmekle, iyi kötü atacağın adımlara korkularını endişelerini yapıştırmamakla, bazen de kendini affetmekle başlar. Hayatına yeni oluşumların yeni güzelliklerin gelebilmesi için kafayı boşaltmak getekir. İçi su dolu bardağa, sürahi ile her ne kadar su dökerseniz dökün, çok tazzikli dökmedikçe, o bardağın içindeki su, yerini muhafaza edecektir. Yeni su için, iki alternatif vardır. Ya tekamül ederek bardağı büyüteceksin, ya da bardağın içindeki suyu beklentilerin kadar boşaltıp, yenisinin gelmesine izin vereceksin.Ben hem tüm takıntılarıma sıkı sıkı tutunacağım hem de hayatımda huzuru, mutluluğu yaşayacağım dersen, üzgünüm bu dünya boyutunda böyle bir sistem daha görülmedi. 

Şu an dengeye gelebilmek için önce kendine dürüst ol. Otur boş bir kağıda bütün korkularını yaz. Kağıdın arkasına da bütün takıntılarını yaz. Ne seni öfkelendiriyor neyinin eleştirilmesinden hoşlanmıyorsun, evden çıkarken elektirikleri, ocağı, kapıları neden defalarca kontrol ediyorsun herşeyi yaz. Sonra o kağıda bakarak ” kendimi korkularımı ve tüm takıntılarımı kabuldeyim. Kendi iyiliğim için huzurum ve mutluluğum için bunlarla olan ilişkimi sonlandırıyorum, iptal ediyorum” deyin ve güvenli bir şekilde etrafınızdaki başka şeyleri tutuşturmayacak şekilde o kağıdı yakın . Ertesi gün aynı şeyleri tekrar yapın. Göreceksiniz korkularınız ve takıntılarınız, siz farkedip kabule geçtikçe ve sevgiye dönüştürdükçe sonlanacak, bardağınızda yeni yerler açılacaktır. Böylelikle, Evrenden gelen tüm bolluk ve bereketten hazır olduğunuz kadar faydalanma şansına sahip olacaksınız.

” Ben kendimi farketmeyi, günlük yaşamımdaki hatalarımı, korkularımı, takıntılarımı tek tek belirlemeyi seçiyorum. Bu takıntıların, bu korkuların çoğu benim Egomun oyuncakları. Hayatımda ilerlemek ve mutlu olmak istiyorum. Öyle bir egom var ki bana hep sen burada güvendesin, bildiğin alıştığın ortam deyip hep önüme engeller çıkarıyor. Sevgili egom ben artık kendime boşluk yaratıyorum. Mutluluğa huzura dengeye adım atıyorum. Senin eski çerçevendeki görevin bitti. Yeni görev alanın, bir sonrakini sana söyleyene kadar yeni attığım adımım etrafıdır. Artık güvendeyim. Artık huzurluyum. Beni dengeye getiren tüm aynalarıma teşekkür ediyorum. Kendimi şu anda olduğum gibi her nasılsam kabul ediyorum. Her nasılsam onaylıyorum. Ve kendimi çok seviyorum. İyi ki varım. Ve ben Çok Değerliyim. 

Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com


Yorum bırakın

Bırak

Bazı şeyler sana sıradan geldiğinde, hergün aynı şeyleri yapmak sana boğucu geldiğinde ya da en önemlisi yeni girdiğin bir ortamda, yeni tanıştığın kişilerin hayatlarına baktığında, onların yaşantısına sahip olduklarını görüp imrenmeye başlarsın. Bir anda kendini sorgulamaya çalışır, benzerlerini yapmak için planlar kurarsın. 

Bu süreç uzadığında da mutsuz olmaya başlarsın.

Bilmezsin ki o gördüğün hayatların bir bölümü sadece makyajdan ibarettir. Bir bölümü ise gerçekten kendi ile barışık insanların elde ettiği gerçek mutluluktur.

Sana verilen nimetlerin, sahip olduklarının değerini bilmezsen, sağlığının, özgürlüğünün ya da yuvandaki huzurun, anne ve babanın yanında oluşunun, kullandığın arabanın, hemen yanı başındaki o harika deniz manzarasının kıymetini bilmezsen, bunun değerini anlayabilmen için sana verilenler tek tek elinden alınmaya başlayabilir.

O zaman kaybetmek, mutsuz olmak ne demek gerçekten anlarsın.

Etrafında görmüş olduğun güzelliklere sahip olabilmenin, daha iyisini ve daha güzelini yaşayabilmenin en önemli yolu akışta kalabilmekten ve tüm kontrolcülüklerini kademeli olarak bırakmabilmekten geçer. Senin kontrol etmeye çalıştığın, sımsıkı tutunup da nefes aldırmadığın herşey ile ilgili de imtihan yaşayacaksın.

Artık lüften BIRAK.

Başkalarıyla kendini kıyaslamayı BIRAK.

Sevgilini, çocuğunu, aileni, yardımcını kontrol etmeyi BIRAK.

Aman birşey olacak diye endişelenmeyi BIRAK.

Kaybetme korkunu BIRAK.

Kendine acımayı, kendine ceza vermeyi BIRAK.

Sırtında sana ait olmayan angarya yükleri BIRAK.

Mükemmeliyetçi olmayı BIRAK.

Herkese söylenmeyi BIRAK.

Sporunu, hobilerini ertelemeyi BIRAK.

Tüm bu gereksiz şeylerle vaktini harcamayı BIRAK.

Hayat çok değerli. Her saniyesini keyifle ve akışta geçir. Sen dengede isen yukarıdaki bahsedilen herşeyi bırakmışsan kucağında, kalbinde, sırtında en önemlisi ruhunda o açılan boşluğu dolduracak bir sürü güzellik sana akmaya başlayacaktır.

Evrende herkese yetecek sonsuz güzellikler bolluk ve bereket var. Sen de bunun bir parçası ol güzellikler içinde yaşa. Günün harika geçsin. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi -sifachi.com


Yorum bırakın

Ne düşünürsek oyuz

Biz ne düşünürsek, aslında oyuz… İyi düşün, iyilik gelsin. Güzel insan ol ve güzellikler içinde yaşa. En önemlisi de başkası ne der? elalem ne düşünür? diye kendi kendini zincirlere vurmaktan vazgeç. Kendin ol ve hayallerini yaşa. Hisset, değerlendir, karar ver ve adım at. Hayrına ise zaten olacaktır. Hayrına ise zaten o senindir. Beklentiye girmeden, takıntı yapmadan, endişe etmeden, akışa ve ruhuna güvenerek yaşa. Tuttuğun ya da tutunduğun her ne ise sıkma. Ona da nefes alacağı, hareket edeceği, özgür hissedeceği bir alan bırak.Bırak o kendi kararıyla senin yanında ve seninle birlikte olsun. Sen olduğun için, sevil ve sen olduğun için çok sev. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi


Yorum bırakın

Ziyaret

Bir insanın en büyük imtihanlarından biri de çok sevdiği birinin mezarı başında onla tek başına konuşmaya çalıştığı zamandır. Dua edersin, onun ruhuna gitmesini dilersin.

Avucunu açar Yaradandan rahmet dilersin. Avuçların açıkken aslında sonsuzluğa uğurladığın kişinin elleri ile enerjisi ile, iki elinle yukarıdan seni tutmasını beklersin. Gözünü kapattığında hissedersin. Arapça dua bittiğinde kendi içinden konuşursun. O, seni her an duyar ve hisseder. 

En son onun mezarını ziyaretinizden çok süre geçmişse hemen bir program yapın ve onun için bir yarım saat ayırın. Duaları ezbere bilmenize gerek yok. Unutmayın bir insan kalbi durduğu zaman değil unutulduğu zaman gerçekten ölürmüş. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com


Yorum bırakın

Aura alanında durmak

Bazen senin için sıradan olsa da alışık olsan da senin bir sözün, bir bakışın veya tavrın başkasının hayatında derin bir etki bırakabilir. Çünkü tam da o bakış, o söz, karşındakinin içinde doldurulması çok zor bir kara deliğe düşmüştür.

İyi niyetle bile olsa yanınızdaki, yakınınızdaki iş yerinizdeki tüm insanlara davranışlarına, sözlerine ve yönlendirnelerine çok dikkat etmen gerekir. 

Hareketlerin, sözlerin sadece seni yansıtsın. Sen kendi hayallerini, kalbinin ışığını, ruhunun gücünü, rol yapmadan, maske takmadan yaşarsan; senin yaydığın aydınlık, nur ve gözünün feri, yakınındaki kişinin kara deliğini sonuna kadar aydılatır. 

Senin aura alanı da bulunan bu kişi de siyah olduğu için göremediği korktuğu o derin kuyunun aslında sadece küçük bir çukur olduğunun farkına varır ve aydınlanır.

Sen kendin olduğunda, kendini yaşadığında, farkında olmadan birçok kalbe hoş bir sıcaklık olursun.

Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi -sifachi.com


Yorum bırakın

Zaaf ve Özgürlük

Zaman içinde, işinde, ilişkinde, ailende fedakarlık yapan, kendinden ödün veren hep sen olmaya başladığında ve de bu kendi hayallerinden vazgeçiş, erteleme süreklilik arzetmeye başladığında, ya körelir ve kendini bir çukurda hissedersin ya da yapamadığın şeylere ve gerçekleştiremediğin hayallere büyük bir açlık duymaya başlarsın.Evren, harika bir imtihanı güzelce paketleyip sana teslim edilmek üzere yola çıkarır.

Aç olduğun, arzuladığın konu, olay veya birliktelik her ne ise, çok yakında deneyimlemek üzere hızla sana gelicektir.

Kendini düzlüğe çıkarmadığın için, koşullarını veya kendini değiştirmediğin için, olman gereken dengede ya da duygusal bütünlükte olmadığın için, o imtihanı, yüzleşmen gereken düzlükte değil içinde bulunduğun çukurda karşılarsın.

İmtihan önüne geldiğinde açlığı gidermek için bazen aklınla veya kalbinle değil , gerçekte olmadığın bir insan gibi hareket edersin. Bir anlık zaafına yenik düşer ve düşünmeden adım atarsın. 

Doyma hissi, aldığın o haz, önceleri sana harika gelir. Başın döner ve oksijen sarhoşluğu yaşarsın. Bir süre bu böyle gider. Sana gelen paketin aksesuarları da vardır. Önceleri farketmezsin yada önemsemezsin. Talepler istekler yasaklar ve kontrol etmeler başlar. 

Elinden bu haz gitmesin diye oyun oynamaya çalışır ve kendinden ödünler verirsin.

Boynuna geçirdiğin zincir seni iyi hissedeceğin bir aksesuardan çıkıp nefes almanı engelleyen bir tasma olmaya başlar. Pişmanlıklar tekrar özgürleşebilmek için veya başlangıçtaki sen olabilmek için çırpınıp durursun.

Çıkış kapısı olabildiğince kendine dürüst olmaktan geçer.

Bu imtihanla ne sana öğretiliyor hayatı da neyi değiştirmen lazım ya da unuttukların yanındayken kıymetlerini bilemediklerin kimler yada nerdi. 

Hala çok geç değil sana veren tüm güzellikler etrafındaki tüm güzel insanlar halen yanındayken i

Uyan ve kendin olmaya başla. 

Kimsenin hayatını kontrol etmesine izin verme. Sen hayat yolunda kendi arabanın şoförü, kalbinin efendisi ruhunun da suretisin. Kendin ol iyi ol, güzel yaşa ve özgür ol.

Sevgiler Serkan Sorguç Şifachi


Yorum bırakın

Kolaylıkla Olsun

Başına, arka arkaya aksilikler gelmeye başladıysa, ayağını incittiysen, beklediğin projelerden haber gelmiyorsa, hep negatiflik içindeysen etrafındaki işaretleri okuman lazım. Bir şeyler sana enerjisel yada düşüncesel temizlik yapmanı söylüyor. Farķına var.Günlük rutinimizde, ister istemez, girip çıktığımız ortamların tanıştığımız veya iş yaptığımız kişilerin enerji alanları ile bizim auramız iletişime giriyor. Bu iletişim esnasında negatif enerjilere maruz kalabiliyoruz. 

Olayı, durumu iyi tahlil edebilirsek gerekli önlemleri alabilir ve kaldığımız yerden yolumuza devam ederiz. Edemezsek, yeter ki olsun diye şartları, durumları, ortamı zorlar dururuz, patinaj çektikçe çamura gömülürüz. Enerjisel olarak kirlenmeye başlarız.

Bugün kendime bir cevap ararken, önümde marketten çıkan yaşlı bir amca, alışılmışın dışında, “Allaha ısmarladık veya iyi işler yerine” harika bir ses tonuyla esnafa ve bana dönerek “Kolaylıkla Olsun” dedi.

İşte unuttuğumuz anahtar kelimer bunlar idi. Bizler hep zoru başarmaya çalışırız. Kimsenin yapamadığını yapmaya, başaramadığını başarmaya. Peki neden? Takdir edilmeme korkusundan, onaylanmama korkusundan veya ya beni sevmezlerse korkusundan hep zor ile savaşırız. 

Gerek yok. 

Hayatımızda, hayatınızda her ne yaşanacaksa yaşansın, her ne olursa olsun, ” KOLAYLIKLA OLSUN” . Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi -sifachi.com


Yorum bırakın

Günü Farket…

Günün ağırmasını sakinlikle seyrettiğinde etrafında gecenin sessizliğinden uyanan hiç farketmediğin sesleri duymaya, fark etmeye ve anlamaya başlarsın. Etrafındaki her bir hareket, her bir canlı sana ‘hayat çok güzel der’. Güneşin her doğuşunda biz de aslında yeni bir başlangıç yapma şansına sahibiz. Bu başlangıcı dün yapamadıysak evren bize bugün yapma şansı verir. 

Sen farkedene kadar da yeni başlangıçlar kapısını kapatmaz. 

Yeter ki cesaretin, umudun ve kendine inancın olsun. Etrafındaki herkesin sana inanmak istemesinin temelinde iyi ve değerli bir insan olman yatıyor.

Sen yeter ki iste, yeter ki uyan ve yeni güne taptaze bir merhaba de.

Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi


Yorum bırakın

Mutluluk

Bugün, bu hafta, bu ay mutlu olmak senin elinde deseler, ne yapardın?Önce hafif bir gülümser ve biraz alaycı bir tonla ‘hadi canım sihirli bir formül bulundu da benim mi haberim yok? ‘ derdin değil mi?

Unutmamak için ajandana yazıp hatırlatma koyduğun her not, uyanabilmek için veya çok önemli olduğundan atlamamak için iki defa kurduğun her alarm seni yeni bir yaşam macerasına hazırlar.

Hayatında kendin için hiç alarm kurdun mu?

Ağrıyan dişin için, her ay çektiğin sancının sebebi için, belindeki ağrı için, yazıları okuyamayan gözlerin için bir alarm kurmadığından eminim. Herkesin sorununu çözerken kendini ihmal ediyorsun. Etme…

Mutluluğun formülü kendine değer vermek ve ruhunu ödüllendirmekten geçer. 

Bugüne kadar hep başkaları için fedakarlık yaptın.

Bugün ve bu hafta kendin için birşeyler yap. Seni mutlu, sağlıklı ve iyi hissettirecek her ne ise, onları hayata geçir. Başkalarına verdiğin tavsiyeler her ne ise, aynılarını kendin için uygula. Kendine karşı fedakar, egona karşı da cesur ol.

Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com


Yorum bırakın

Para…

Para balık gibidir huzurlu limana huzurlu koya gelir. Sen gerginsen, kafanda ayın otuzundaki yüklü ödeme trafiğin varsa, sana yeterince paranın gelmesini boşuna bekleme. Zihnin ruhun yani güvenli limanın karmaşa ve bulanıklık içindeyken o balık asla oraya gelmez. Denge de olursan ve sakinlikte kalırsan beklediğinden çok daha fazlasını elde edersin. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com