Yaş ilerledikçe, kendini işte, evde devamlı çalışma halinde bulur insan. Eve gelir, tam ayağını uzatıp televizyonda sevdiği filmi izlemek ister, olmadık birşey arıza yapar. Hayda nereden çıktı bu, dersin. Tam taksitleri bitirmişsin, nefes alacaksındır sana yeni bir ödeme kapısı açılıverir önüne. Kendin için harcama yapabilmeye hiç sıra gelmez. Kendine vakit yaratabilmen zorlaşır. Zorlaşır ama imkansız değildir. Bütün olay bir an durup çevrendeki işaretleri okuyup, ben kendime vakit ayırıyorum arkadaş diyebilmektir. İşte o zaman içindeki cesur yürek nefes almaya başlar. Uzun bir aradan sonra gelen ilk adım, hep acemiliktir. Tıpkı yeniden bisiklete binmeye çalışmak, yeniden suya dalmak için ekipmanlarını takmak ve yeniden spora başladığında ertesi gün yaşayacağın hamlık ağrılarını hatırlamak gibi, hep acemilik çekersin. O an vazgeçme sakın. Sana neden bu kadar kendini ilk günden zorladın diyenlere, söyleyecek bir cevabın olsun.
Kendim İçin, Kendimi Yeniden Özgür ve Güçlü Hissetmek İçin.
İkinci ve üçüncü adımı attığında, görevi seni mevcut çerçevende tutmak o durumu korumak olan Ego’nun cephanesi biter. Artık bulaşık makinasının bozulması, televizyonun arızalanması gibi aksilikler sona erer. Ego seni bu bahanelerle yerinde tutamayacağını anlar ve şu an bulunduğun yeni çerçevenin koşullarına kendini adapte eder. Sen de ohhh be diye bir nefes alır, kendine kendin için yaşam koridoru yaratmış olursun.
” Kendimi dinlemeye söz veriyorum. Nefes alma ihtiyacımı kabul ediyorum. Kendi değerimin farkına varmaya niyet ediyorum. Cesaret, güç, kuvvet, enerji, denge benim içimde mevcut ve yeterli miktarda var. Ben artık hayatımın direksiyonuna tekrardan geçmeye hazırım.
Başıma gelen tüm aksilikleri, şanssızlıkları kabule geçiyorum, şu andan itibaren ruhumdan bedenimden enerji alanımdan iptal ediyorum ve kaynaklarına aynen iade ediyorum. Kaynağı olmayanları da evrene serbest bırakıyorum. Ben kendimi farkettikçe etrafımda beni fark eder. Ben parladıkça güzel ışıklar da bana gelir. İlişkimi şifalandırmayı seçiyorum. İşimi şifalandırmayı seçiyorum. Kendimi şifalandırmayı seçiyorum. İlişkimde, işimde bağımlı olmayı bırakıp bağlı olmayı seçiyorum. Ben kendimi bulmak ve kendimi yaşamak için, cesur olmayı seçiyorum. Ben sevgi mıknatısıyım, aşk pınarıyım, huzurun beşiğiyim, sağlık kaynağıyım. Bana, Beni bulmamda yardımcı olan tüm aynalarıma teşekkür ederim. Sevgiyle, huzurla, ışıkla ve aşkla. Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com
Akışta olmak ve akışta kalmak, o kadar önemlidir ki hayal edemeyeceğin kapılar, bolluk ve bereket bir anda önüne seriliverir. O an, sevginin hiç yaşamadığın bir tonu kulağından beynine ve bütün vücuduna yayılır.
Bazen kocaman duygularını, minicik bir PEKİ ye sığdırırsın.
Yeni bir yıla girerken, yaşayacağın bu zaman diliminde, istediklerini gerçekleştirebilmenin en temel yolu, aslında gerçekten istersen herşeyi elde edebileceğine, kendi kalbinde inanmaktır.
Bazen uzun süre dalgalarla boğuştuktan sonra, biraz nefes alabilmek için, sığınmak için veya kendini güvende hissetmek için küçük de olsa geçici de olsa bir liman ararsınız. Sürekli aynı tempoda teknenize vuran dalgalar sizi serseme çevirmiştir. Önünüzde sadece bir sonraki dalganın üzerindeki köpükleri görürsünüz. Görüş açınız gitgide kısıtlanmıştır. Amaç hayatta kalmak, tek parça olarak yolculuğu tamamlamaktır. Bazen tüm fokus budur. Teknenizin değerini, basit bir sandal olmadığını, açık denizde yol alabilecek en iyi donanıma sahip olduğunu ve bu yüzden sert dalgalara rahatlıkla mukaamet edebildiğini gözden kaçırırsınız. Sizin kapasiteniz okyanus geçmek iken, kendi değerinizi gölde dolaşan gezinti teknesi gibi görürsünüz.
Kimse bıraktığın yerde bıraktığın şekilde seni beklemiyor. Beklemiyecekte. Bir ayrılık yaşadığında ve ayrılıklar eskimeye başladığında, araya zaman ve mesafeler girdiğinde, siz istemeseniz de çok şeyler değişir. Bilinçaltınız ister ki filmin pause (dondur) tuşuna bastığınız gibi, o kişi, o yaşanmış güzellikler olduğu gibi kalsın. Eğer televizyondaki filmi dondurup dışarı yemeğe çıktıysanız ve televiyonu da açık bıraktıysanız, belli bir süre sonra televizyonun programı hem korumak amaçlı hem de daha fazla enerji harcamamak için o televizyonu komple kapatır.
