Serkan Sorguç

Size Özel Seanslarla Kendinizi Keşfedin…


Yorum bırakın

Subliminal Telkin CD’si

sublumi1Yaklaşık yetmiş yıldır doktorlar, psikologlar ve bilim adamları tarafından geliştirilen, beyin dalgalarını kullanarak zihnin yeniden yapılandırılması çalışmaları, günümüzün teknolojisi ile artık daha yaygın kullanım alanları bulmuştur.

Subliminal Telkin, basit anlamda, sizin için hazırlanmış güzel ve dinlendirirci müziklerin altına, korkularınızı, endişelerinizi kaygılarınızı giderecek olan hayalini kurduğunuz olmasını istediğiniz yaşama adım atmanızı sağlayacak olan olumlamaların, beynin alfa, teta ve delta  frekanslarını kullanarak, dinletilmesini sağlamaktır.

Teknolojii sayesinde, kişinin kulağı sadece müziği duyarken, arka planda kullanılan alfa, teta ve delta beyin frekansları yardımı ile , bilinçaltı duvarını bypass edilir ve kişi için hazırlanmış olumlamalar o kişinin bilinçaltına duyurulur ve bilinçaltınca kaydedilmesini sağlanır. Bu sebeple subliminal telkinler normak telkinlere göre yaklaşık beş kat daha etkilidir.  sublumi4

Bilinçaltında kayıtlı bulunan olumsuz inanç kalıpları ve korkularından arınmak, bugün ve gelecekteki hayatınızı istediğiniz gibi yönetebilmek ve istediğiniz yaşamı sürebilmek için, mevcut kayıtlarınızda bulunan olumsuz alışkanlıkların; olumlu telkin kayıtları ile değiştirilmesi gerekir.

Depresyon, sınav heyecanı, bolluk ve bereket, enejik olmak, mutlu olmak, özgüven, geleceğe güven, pozitif düşünce, sınav stresini yenmek, suçluluk duygularından kurtulmak, topluluk karşısında rahat konuşmak, bağışıklığı güçlendirmek, gevşeme, ağrıları azaltmak, cinsel korkular, stresi azaltmak,geçmişi kabullenme ve affetme, motivasyon, kendini ifade edebilmek, ideal eşi hayatına çekebilmek, hayat amacına uygun bir yaşam yaratma, odaklanma, ders çalışma, sosyal fobi ve daha bir çok konuda size özel subluminal telkin cdleri hazırlamaktayız.

Merkezimizde, kişiye özel, MP3 formatında hazırlanan telkin Cd si fiyatı 350 TL dir.

sublumi3Size özel olarak hazırlanmış olan  subluminal telkin müzikleri, Alfa beyin dalgalarının işe yarayabilmesi için mutlaka kulaklıkla dinlenilmelidir. Araba,motorsiklet veya taşıt kullanırken dinlenilmemelidir.  Bu müzik yirmi bir gün boyunca ve gün atlamadan,  her gece uykuya dalmadan önce dinlenmelidir. 21 gün bittikten sonra 7 gün ara verilmelidir. Daha sonra tekrar 21 gün yapılıp tekrar yedi gün ara verilmeli. Son set olarak tekrar 21gün yapılmalıdır. Subluminal Cd ler genellikle üç veya altı ay içinde etkisini gösterirler. Ancak bu kişinin korkusunun veya hayallerinin derinliğine bağlı olarak ve bilinçaltındaki kayıtların özelliklerine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bu Cd ler kesin çözüm olmasa da kişisel gelişim için harika yardımcılardır.


Yorum bırakın

Ya Hep, Ya Hiç…

imageHayatımızda hep tam olmaya, bütün olmaya çalışırız. Yaptığımız her işi tam ve mükemmel olmasını hedefleriz. Mükemmele ulaşma yolunda çabalarız. Hep bir yer eksik kalır. Tam ve bütün olmak, ruhun ve bedenin tekamül etmesi ile gerçekleşir. Tasavvuf felsefesinde tekamülün adı Hiçliktir, hiç olmaktır. Hiç olmak, ilk algıladığımızda kelime anlamıyla yok olmak gibi gelse de, tasavvuftaki manası, nefsi körelten ruhun saflığını güzelliğini gölgeleyen tüm unsurlardan arınmaktır. Dengeye gelebilmek ve dengede olabilmektir.
Günlük hayatımızda kullandığımız kelimelerin derin manalarına hiç dikkat etmeyiz. “Ya Hep Ya Hiç” derken aslında aynı kavramları ifade etmekteyiz. Bütün olmak, dengede olmak, nötr olmak.
Biz günlük hayatta nötr olmayı ne kadar başarabiliyoruz? Hep bir taraf Okumaya devam et


Yorum bırakın

Işıklar İçinde Ol….

imageDoğarsın bebeklikten çocukluğa adım atarsın, konuşmayı öğrenirsin, toz pembe hayatında anne ve babanın koruyucu büyülü kanatlarının altında gelişirsin. Okula başlarsın. Hayatında ilk defa, annenin yanından bir kaç saat dahi olsa ayrılmanın korkusunu yaşarsın. Daha önce hiç hissetmediğin tek başına kalma hissi ilk önemli ders olur. Kabullenmek istemezsin. Ağlarsın, isyan edersin, ailenin sana sunduğu o güvenli limana geri dönmek için çabalar durursun. Nafile. Gerçeklerle yüzleşmenin ağırlığı üzerinize bir sırt çantası gibi bağlanmıştır artık. Dünyaya geldiğiniz ilk saniye çevrilen kum saati hızla akmaya devam eder. Kış aylarının bittiğini işaret eden o güzel tomurcukların açma zamanı, hayatın ilk baharı, artık gelmiştir. Zamanın hızla geçmesini, büyüyerek biran önce reşit olma arzusu, ebeveynlerin yaptığı herşeyi yapabilme isteyi içinizi kemirir durur. İşte tam bu sırada hayat insanların önüne farklı yollar çizmeye başlar. Bu yolların bazısı güzellikler ve mutluluklar içinde bir bahçenin içinden geçerken bazısı karanlık ormanlardan, bataklıklardan geçer. Kimi etrafına yapılmış sırça köşkte toz pembe hayallerle yaşar, kimi hem okumak hem çalışmak durumundadır, kimi küçük yaşta ailesinin en değerli üyesini kaybetmiştir ve kardeşleri için fedakarlık yapmak durumunda kalır, kimi kendi değerinin küçük yaşlarda farkına varır ve ben de burdayım demek için etrafındaki zincirleri kırmaya başlar. Yirmili yaşlar Okumaya devam et


Yorum bırakın

Zaman Benim Arkadaşım….

IMG_0399-0Hiç kolunuzda saat olmadan bir gün geçirdiniz mi? Bir yere yetişme telaşınız olmadan, koşuşturmaca ve panik içinde arka arkaya küçük aksilikler yaşamadan, akışa güvenerek teslimiyet içinde bir gün?… Kulağa hoş geliyor değil mi?
Neden hep bir telaş içindesiniz? Nerye yetişiyorsunuz? Sonunda madalya mı takacaklar? Bu koşuşturmaca içinde kendinizi hiç duyma şansınız oluyor mu? Neden zamanla yarışmaya çalışıyorsunuz? Şimdiye kadar zamanın önüne geçebilmeyi başarabilmiş kaç kişi var?
Ünlü atletlerin, rekortmen yüzücülerin, milli güreşçilerin, hızlı yarış pilotlarının, şampiyon jokeylerin hayatlarında keyif alarak yaptıkları şeyi, en iyi şekide yaparken kollarında hiç saat gördünüz mü? Peki, Formula 1 arabasının içinde saat var mıdır? Saliselerle yarışan Formula 1 pilotunun zamanını bile pit alanındaki kişiler tutmaktadır. Pilotun tüm işi en iyi yaptığı işe konsantre olmaktır arabası ile gittiği yolda bütünleşmektir. Zamanı akışa teslim edip tamamen yaptığı ne ise onunla bütünleşen kişi başarıya çok yaklaşmış demektir.
Hayatta herşey başarı mıdır? Kendini değerli kılmak tüm başarılardan daha kıymetli değil midir? Kendi kendinize, “vay be bunu da nasıl başardım” derken kendinizin o güzel değerini hissetmek herşeye değer değil mi?
Hızla sahil yolunda ilerlerken bir an durup aracınızdan dışarı çıkıp, zamanı kendine dost yapmış olan kuşları seyretme şansını, neden kendinize vermiyorsunuz? Kendinize sadece beş dakika zaman tanıyarak, denizin o mis gibi iyot kokusunu neden içinize çekmiyorsunuz? Bir daha ki sefere, iki adım ötenizdeki o harika piknik alanına gidip, mis gibi oksijen kokusu içinde derin nefesler alın, hemen ruh haliniz değişecektir. Kalbinizin içindeki o ilahi güç, koşulsuz Okumaya devam et


Yorum bırakın

Değişim…



Değişim zamanı geldiğinde, tekammül süreci başladığında ve artık sizin hareketlerinizi kısıtlayan, hayallerinizi engelleyen çevrenizi saran kabuğu kırma zamanınız geldiğinde; hayatınızdaki olaylar, kişiler hızla değişmeye başlar. Bağımlısı olduğunuz kişiler, kendi değerinizi anlayarak yücelmeye başlamanız için, hayatınızdan tek tek uzaklaşabilirler. Sizin için zor da olsa büyük resmi görmeye yada önünüzün hayrınıza olacak şekilde açıldığını hissetmeye çalışın. İsyan etmek, kendini koyvermek çözümü sadece geciktirir. Bu durumda iseniz içinizdeki küçük çocuğun sesine hiç kulak vermiyorsunuz demektir. Uyanma vaktiniz gelmiş demektir. UYAN VE KİM OLDUĢUNU HATIRLA… Kendi güzel enerjini, umutlarını ve hayallerini hatırla… Onları gerçekleştirmek için tek yapman gereken şey, kalbinde bulunan koşulsuz karşılıksız ilahi aşkı hissetmek ve o saf sevgi enerjisini yaşamaktır.  Unutma, her fırtınanın ardında seni bekleyen sakin sular vardır. SEN DEĞERLİSİN ve İYİKİ VARSIN… Sevgiyle Serkan Sorguç Meditasyon – Kuantumdaben.com 


Yorum bırakın

Uyan ve Kim Olduğunu Hatırla…

imageHayatınızda, kariyerinizde, ilişkilerinizde eğitiminizde. kaybetme korkusu yaşamaya ne zaman başlarsanız, o zaman problemleri aksilikleri kapınızdan içeri davet edersiniz. Öyle bir an gelir ki, bir anda kendinizi, ilişkinizin temelinden sarsılmaya başlamış olduğu bir halde, işlerinizde büyük umutlarla beklediğiniz güzel projelerin veya başarıların üzerinde, hiç sizle alakası olmayan durumlardan dolayı, kara bulutlar gezinmeye başlamış bir halde bulabilirsiniz. Bu durum ya size uyan mesajı veriyordur ya da kendinizi değersiz hissetmemeniz gerektiğini size hatırlatıyordur.
“UYAN ve Kim Olduğunu Hatırla”.
Bunca zaman yapmış olduğunuz özveriler, mesai saatinden sonra gece geç saatlere kadar çalışmanız veya hala iş düşünmeniz, Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kuantum ve Korkuları Tetiklemek

imageBirkaç yıldır kuantum düşünce teknikleri konularında insanların farkındalıklarında büyük artışlar gözlenmektedir. Enerji çalışmaları, reiki, bioenerji, meditasyon, nefes çalışmaları, yoga, plates, ile bireysel enerjiler ve auralar eskisinden çok daha fazla güçlenmeye başladı. Kişisel gelişim adına, dengeye gelmek adına, kuantum tekniklerinde çok çeşitli yöntemler, ve çok çeşitli uygulamalar bulunmaktadır. Çoğu sistemin özü, çakraların dengeye gelmesine ve kalbin içindeki Ben’e ulaşmayı sağlamaya çalışmaktır. Çakra dengelemesi, enerji ile, meditasyon ile, yoga, pilates gibi yöntemlerle çakra hattının ip gibi aynı düzleme getirilmesi ile, ellerinin içinde enerji topu imgelemesi ile, nefes terapisi ile, renk terapisi yada birçok başka yöntem ile yapılmaktadır. Her birinin yöntemi ve yapılış tarzı birbirinden farklı olsa da bu sistemlerin Okumaya devam et


Yorum bırakın

İş Yerinde Negatif Enerjilerden Korunma

imageMaaşlı çalışan biriyseniz, genelde gününüzün en az üçte birini çalıştığınız iş yerinde geçiriyorsunuz demektir. Hele bir de prestijli bir binada bulunan ofisin, herbir boşluğunu değerlendirmek adına workstation denilen 1,5 metreye 2metre ölçülerinde olan ve dörtlü, altılı, sekizerli gruplar halinde yerleştirildiğiniz çalışma istasyonlarında işinizi yapmaya çalışıyorsanız, etrafınızdaki bütün diğer gözlerin kulakların ve enerjilerin etkisi altındasınız demektir.
Güne çok mutlu da başlasanız, tam çaprazınızdaki iş arkadaşınızın evindeki sorunlar yüzünden moralinin bozuk olması, yanınızdaki arkadaşınızın sevgilisinden ayrılmasının yansımaları, diğerinin gözleri ile sizi sanki röntgen makinasına sokar gibi incelemesinin etkisi lodosun dalgaları gibi ard arda size vurmaktadır.
Telefon ile konuşurken bile, yedek birkaç çift kulak sanki o aizededir. Üstelik sanki dua Okumaya devam et


Yorum bırakın

Masanın dili…

imageSizi ayakta tutan üç bacaklı masanın her bir ayağı farklı frekanstadır. İlk ayak ev ve ailedir. Masayı oluştururken ilk önce monte edilen ayaktır. Ne kadar sağlam ve ne kadar iyi yere monte edilirse, diğer ayakların yerlerini doğru tespit etmekte de o kadar kolaylaşır.
Evinde ve ailesinin içinde dengede olan kişi, aynı denge frekansını, diğer ayaklara da yayar. Bir anlamda bu ayağın özellikleri ve pozisyonu masanın yüksekliğini de tespit eder. Dik açıyla monte edilen ayak, taşıyacağı düzlem için en kuvvetli deso
tek pozisyonuna yerleştirilmiştir. Bu pozisyondaki ilk ayak, masanın seviyesini en üst imkanlara göre ayarlar, diğer ayaklardan bağımsız olarak da işlev görür. Diğer ayaklar masayı oluşturabilmek ve dengede olabilmek için ilki gibi dik açı ile en yüksek seviyelere göre ayarlanmak durumundadır. İlk ayak eğer belli bir açı ile yerleştirilirse diğer ayaklarda benzer açılarla ama ilk ayağa bağlanarak oluşmak zorundadır. Eğik monte edilen ayak aile içinde hafif huzursuzluklara işarettir.
İkinci ayak özgürlüktür. Ruhun özgürlüğü, medeni özgürlük ve ekonomik özgürlük bu ayaktır. Üçüncü ayak ise vicdandır. Koşulsuz karşılıksız sevgidir. Kalptir. Yaradanın yaratmış olduğu mucizeleri anlamak, hissetmek ve bu güzel ışığı farketmek, böylelikle sahip olduklarına şükretmektir.
Üç ayak dengede ve eşit güçte ise masanın yüzeyi su terazisine gelmiş ve harika bir düzlem oluşmuştur. Masa artık fonksiyoneldir. Yıllar geçer ve artık yeni oluşumlara hazır hale gelinmiştir. Masanın kapasitesini arttırmak gerekir. Masaya artık 4. ayak eklemek gerekliliğini hissedersiniz.
Dördüncü ayak sizce ne olabilir?
Dördüncü ayak cocuktur. 4. Ayak yere daha sağlam bastırır. Daha güvende olmak için sizi güçlü olmaya zorlar. Üç ayakla da masa stabil bir biçimde ayakta durur ama dördüncü Ayak masaya boyut değiştirtir. Masanın üzerini artık daha fazla bolluk ve bereket ile doldurmak gerekmektedir. Masanın kendi parçası ve tekamülün olgunlaşmanın simgesi olan dördüncü ayak, masa Okumaya devam et


Yorum bırakın

İON AYAK DETOKSU

Vücudumuzda oluşan toksinler, asitler ve serbest radikallerin bir bölümü deri, böbrek, akciğer ve bağırsaklar yoluyla doğal olarak vücuttan atılır, fakat tamamı atılamaz. Ayak detoksu doğal yollarla atılamayan,veya atılması zaman alan toksinleri  kullanılan elektroliz yöntemi sayesinde ise, bedenimizden sağlıklı bir biçimde atabilmeyi mümkün kılar.

Dolaşım sistemimizdeki kan, 22 dakikada tüm dolaşımını tamamlar. Bedenimizde biriken zararlı maddeler pozitif iyon yüküne sahiptir. Negatif–pozitif iyonların birbirlerini çekmesi esasıyla çalışan ayak detoks sistemi, negatif iyonlaşma ile osmos yöntemini kullanarak vücudumuzda bulunan pozitif iyon yüküne sahip toksinleri, asitleri ve serbest radikalleri mekanik olarak kendine çeker. Negatif iyonlaşma kritik değerleri aştığı zaman nano büyüklükten küçük zararlı maddeler ayak tabanında bulunan 2500’i aşkın ter bezi sayesinde dışarıya atılırlar.

Ayaklar veya eller suyun içine konur. Başka hiç birşeye  gerek olmadan yarım saat içinde  detoks makinası görevini tamamlar. Başlangıçta berrak olan su yerini renk değiştirmiş içinde tortular parçacılar köpükler olan bir sıvıya bırakmıştır. Yarım saat sonunda ilk olarak bir hafifleme rahatlama hissi gelir. Kan dolaşımı rahatlar, enerji yükselir.

Merkezimizde ayak detoksu süresi 30 dakikadır. Ayak detoksun seansı 100 TL. dir. Meditasyon seans paketi ile alındığında ayak detoksu seansı 50 TL.dir.

20140805_11293220140805_11392820140805_201622arinma

 

 

 

 

 

 

Baş ağrısı, yorgunluk şikayeti olanların yanı sıra kaygı, sıkıntı, stres problemi olanlar, akne problemi olanlar, eklem ağrıları çekenler, bel sertliği ve sırt ağrıları çekenler, alkol, sigara, kafein gibi maddeleri tüketenler, sağlıksız ortamlarda çalışanlar, ağır metallere mağdur kalanlar, kabızlık problemi ve sindirim bozuklukları çekenler, hormonlu ve katkılı gıdaları tüketenler, kimyasal ya da kozmetik maddeler kullananlar, hava kirliliğinin olduğu şehirlerde yaşayanlar, sağlık düzenini korumak isteyen herkes iyon ayak detoksu yaptırabilir.

Detoks ile vücut genel olarak temizlenir, organların fonksiyonlar düzelir ve tam kapasite çalışır, yüz rengi düzelir, selülit azalır, bağışıklık sistemi güçlenir, cilt gergin ve canlı hale gelir. Uyku problemleri azalır, uyanınca daha enerjik ve dinlenmiş hissedilir, sinirsel yorgunluğu kaldırır, toksinleri atma ile sorumlu olan organlara destek yapılır ve onların fonksiyonları düzelir.

Kanser olan ve kemoterapi tedavisi görenler veya diğer tıbbi tedavi sürecinde olanlar, son 6 ayda ameliyat geçirmiş olanlar, kalp pili taşıyanlar, hamile ve emziren bayanlar, 8 yaşından küçük çocuklar, organ nakli ameliyatı geçirenler için ayak detoksu tavsiye edilmez.