Serkan Sorguç

Size Özel Seanslarla Kendinizi Keşfedin…

İlişkim Nasıl Olmalı…

Yorum bırakın

ilişkim nasıl olmalıBiten bir ilişkinin ardından başladığınız yeni ilişkide neden hep bir ayağınız frenin üzerindedir?

Son sevgilim hep benim iyi niyetimi kullandı, ben ona her türlü fedakarlıkta bulundum, ama hep suçlu ben oldum. Hep verici oldum, hiç almayı bilemedim. Bu yaşadıklarımı yeni ilişkimde asla yaşamak istemiyorum…

Bu ve benzer cümleler ilişkisi biten kanadı kırılan, kalbi yaralanmış, üzüntüden veya sinirden düşünceler içinde kalmış ve bu ilişkinin bitmesinde acaba ben mi hatalıyım diye içine kurt düşmüş herkesin gündemindedir. Diğer yandan yakın arkadaşlarınız size “Ben Senin Yerinde Olsam şunu şunu yapardım” demeye başlarlar.

Ben senin yerinde olsam cümlesi çok tehlikelidir. Çözüm arayan, hayatına yeni bir yol çizmeye çalışan bir insan için çok ikna edici olabilir. Tavsiyeleri dinlemeden veya uygulamaya geçirmeden önce kendinize sormanız gereken sorular yok mudur?

Size bu tavsiyeyi veren arkadaşınız acaba hayatında aynı şeyleri uygulamış mıdır? Yoksa bu öneriler, arkadaşınızın hayalinde olmasını istediği hayata ait bir çözüm müdür? Bu tavsiyeyi arkadaşınız kendine denemiş olsaydı başarılı olabilir miydi?

Unutmayın ki hiç kimse sizin deneyimlediğiniz imtihanları, birebir yaşamamıştır. Bu yüzden seni anlıyorum deseler de ateş hep düştüğü yeri yakıp geçmiştir. Tek başınıza kaldığınızda ne kadar güçlü görünürseniz görünün, kendinizle yüzleşme anları başlamıştır. Acaba ben mi hata yaptım? benim yüzümden mi? Çok mu sevecen ve yumuşak davrandım?  Çok mu safım?  Çok mu beklentilerim oldu? Onu çok mu zorladım? Neden bu yanını görmedim?….

Bir süre sonra kendinizi dengeye aldığınızda, yeni bir ilişkiye kendinizi hazır hisseder ve deneyimlemeye başlamak için bir süredir kapalı olan kapılarınızı dış dünyaya açarsınız.

Bu sefer, geçen defa yaptığım hataları yapmayacağım, daha güçlü ve daha umursamaz olacağım, kendimi güçlü, kaale almayan ve değer vermez göstereceğim… dediğiniz anda, siz daha önce size verilmiş, “ben senin yerinde olsaydım “ tavsiyelerini hayata geçirmeye başlamış olursunuz.

Hele ki “sen de diğeri gibisin” diyerek, onda hata aramaya başladıysanız, beraberliğinizde hedeflediğiniz mutluluğa, dengeye, anlayışa ve güvene ulaşmanızı engelleyecek tüm enerjileri taçlandırmış olursunuz. Çünkü sevgilinizi, partnerinizi, eşinizi, daha en başında yargılayarak ve onda hata arayarak farkında olmadan Evrenden, taçlandırdığınız enerjileri, enerji blokajlarını yaşamayı ve deneyimlemeyi dilemiş oldunuz.

Merak etmeyin dileğiniz gerçekleşecektir.

Unutmayın Kuantumum en önemli kurallarından biri şudur; “Kimseyi yargılama, yargılarsan yargılanacak hale düşersin”

İlişkiler konusu, kök çakrası, sakral çakra, solar pleksüs çakrası ve  kalp çakrasının ortak konusudur. Dört çakranın da ahenk içinde çalışması düzgün, huzurlu, uzun soluklu ve mutlu bir ilişkinin temel taşıdır. Dört çakradan her birinin ilişkiler ile ilgili ayrı görev ve sorumlulukları vardır. Hayata ve ilişkilere denge gelmesi, bu çakraların aynı frekansta olmasıyla daha kolay olur.

İlişkilerinizde, sizin hayrınıza olan çözümü ancak siz bulabilirsiniz. Şimdiye kadar ‘ben senin yerinde olsaydım…” tavsiyelerinden bir hayır görmediniz ise, şimdi yeni bir yöntem denemenizin zamanı gelmiş demektir.

Ünlü fizikçi ve bilim adamı Einstein’ın dediği gibi “ içinde bulunduğunuz durumu şu andaki bakış açınızla çözemezsiniz. Zira şu andaki durumunuza, sizi o bakış açısı getirmiştir. “

Şimdi kendinizle baş başa kaldığınız bir anda, burnunuzdan birkaç derin nefes alın.

Aynanın karşısına geçin, veya eğer yapabiliyorsanız olduğunuz yerde ve gözlerinizi kapatın ve karşınızda bir ayna olduğunu ve kendinizi orada gördüğünüzü hayal edin. Elleriniz ve ayaklarınız çapraz olmasın.

Şimdi sorun kendinize, beni bir ilişkide ne mutlu eder?  Ben nasıl bir ilişki yaşamak istiyorum?  Nelere önem veriyorum ve ilişkilerimde bana nasıl davranılmasını istiyorum? İlişkilerimde nelere üzülüyorum? Nerelerde hata yapıyorum? Neden hayrıma olan doğru insanı kendime çekemiyorum?

Biraz bu soruların cevabını hissedin,  sonra tekrar sorun kendinize,

Beni mutlu eden şeylerin kaçını kendime yapıyorum ya da kaçını kendime uyguluyorum?

Kendimin değerli olduğunu anlamam için neden başkalarına ihtiyaç duyuyorum?

Kendi değerimin farkında mıyım?

Kendimden keyif alıyor muyum?

Neden tam olmak varken birilerinin beni tamamlamasını bekliyorum?

Neden hep kendimi suçluyorum?…..

“ Ben tam ve bütün olmayı seçiyorum.

Ben kendimden keyif almayı seçiyorum.

Hayatıma hayrıma olan tam ve bütün birisini çekmeyi ve o kişi ile mutlu dengeli, uyumlu, sağlıklı ve bolluk bereket içinde ilişki yaşamayı seçiyorum. Bunu istiyorum ve diliyorum.

Kendim olmayı ve kendimi yaşamayı seçiyorum.

Ben, mutlu olmayı, sağlıklı olmayı, dengede yaşamayı hak ediyorum.  Aşkla, heyecanla, saygı ve sevgiyle, karşılıklı tolerans içinde,  enerjilerimizi birleştirerek ve birbirimizi yücelterek yaşayacağımız bir ilişkiyi diliyor ve istiyorum.

Kendimi seviyorum ve bana bahşedilmiş tüm özelliklerim için Yaradanıma şükrediyorum.

İyi ki varım…

Sevgiyle

Serkan Sorguç – Kuantumdaben.com

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

Yazar: Serkan Sorguç

1971 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesinden sonra Boğaziçi Üniversitesi inşaat mühendisliği okudum. İngiltere’nin Cardiff şehrindeben2 Glamorgan Üniversitesinden İnşaat ve İşletme çift anadaldan mezun oldum. Romanya, Azerbaycan gibi ülkelerde profesyonel olarak temsilcilik ve dış ticaret işerinde uzun yıllar çalıştım. Askerliğimi yaptıktan sonra büyük firmalarda Satınalama ve Dış Ticaret Müdürlükleri yaptım. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunda koordinatörlük görevinde bulundum. 10 ülkenin oluşturduğu Ekonomik İş Birliği Teşkilatı Sanayi Ve Ticaret Odaları Genel Sekreterliği görevinde bulundum. 1988 den beri Ralli sporu yapmaktayım. Milli sörçü ve mili ralliciyim. Deniz ve motor sporlarının her dalını severim. Doğaya, hayvanlara, ve antik tarihe aşığım. Bana hayat enerjisi veren, sorumluluk duygusunu aşılayan tatlı bir kız çocuğu babasıyım. 2000 yılından beri meditasyon yapmaktayım. 2001 yılında Hindistan’ın meditasyon konusunda en önemli bölgelerinden biri olan Karnataka şehrinde meditasyon eğitimi aldım. 2010 yılında Singapur da aldığım başka bir eğitim ile Meditasyon Master’ı oldum. On üç sene boyunca bir çok meditasyon öğretisini elden geldiğince öğrenmeye ve özümsemeye çalıştım. Almış olduğum öğretilerin bir karması olan Visrama Meditasyonunu 2012 yılında hayata geçirdim. İngiltere merkezli Uluslararası Meridyen ve Enerji Terapileri Birliği (AMT) onaylı EFT Master Uygulayıcısı sertifikasına sahibim. Merkezi Amerika'da bulunan Access Consciousness'de Aceess the bars sistemi uygulayıcı diploması aldım. Reiki Master Diploması sahibiyim. Gua Sha, Bioenerji, Chi Gong dallarında Master'im. Bunların yanı sıra Pranik Şifa, Shambala Çok Boyutlu Şifa Sistemi, Nefes Terapisi ve Enerji Terapileri konularında birçok eğitim aldım ve bu konularda Master oldum. 2012 yılında, iyi olduğuma inandığım ve insanlara yardım ederken keyif aldığım Visrama Meditasyonunu profesyonel anlamda yapabilmek için Meditasyon ve Kişisel Gelişim Merkezimi kurdum. Bu merkezde, danışanlara, kişiye özel, Meditasyon Seansları, Enerji Terapileri, Access Bars Seansları, Nefes Çalışmaları, Pranik Şifa Seansları, Çakra Dengeleme, Reiki Seansları, Ayak Detoksu, EFT, Shambala, Bioenerji Seanları, Enerji Terapisi, Reiki ile Masaj, Gua Sha, Kupa Çekme, Cilt Gerdirme, yapmaktayız. Sevgiyle ... Serkan Sorguç

Yorum bırakın